Eren,

Dün geceki rüyamı dinle, "hayrolsun..." de!
Hava sıcak mı sıcak... Yüriim Kırkevlere dooru; sanursun Tabakhane"de beni
bekliyen var... Ter akiii boynumdan aşaa şarıl şarıl... Ha "Ben Ünyelüyüm
diyen folluklar, Kırkevlerin nerde olduuunu bilmez, u başka...

Birini göriim... Garşudan geliii... Boynunda bi foturaf makinası... Diim ki
gendü gendüme... "Aavu gelen, Akrep İsiin mi; Hacı Öndersev mi; Yoksam
bizin Eren mi?

Yaklaşiin baa dooru... Bi güliin ki, nerdeyse altıyan sıççan...
"Eren, n"olii?" diim saaa...
"Bilgin... " diin baaa... "Ördekler Cevüzdere"de yatmış... Avcılar
beklii... Avcılar unlara bakii, unlar avcılara... Ördeen biri dierine
seslenii..
.
"Vurmiilar lan vurmiiilar..."

Öbür ördek cevap verii...
Sıkısa vursunlar... Şerefsizim bir hapşu derim, hepsi guş giribinden
mefta..."

Ördeklerin kahkahasından geçilmii...

Avcılar, modur modur ediii... "Ah, u guş giribi olmayaydı!"
Bilgin, n"oldu biliin mu? diye soriin baa..
.
Ben de "N"oldu ooolum?" diim.

Cevabın geliii:

Ördeen biri, sağ bacağını ganatlarının arasından geçürdü... Sağ ayağının bi
barmaanı, diger barmaklarının arasından geçürdü, salladı salladı avcı ya...

Bunu sööliin... Güliiin...

Uyandım birden...

Eren! U ördek ne demek istedi?


Sevgülü Garaduman,

Sana bir rüya mı anlatacağım... Peşin peşin "Hayr olsun"de...
Ünye"ye yolculuk yapıyorum ve sabahın erken bir saatınde Ünye"ye
geliyorum... Çamlıkta iniyorum otobüsten ve yürüyorum, koklaya koklaya
Ünye"mi...

Yaşıtım Ünyenin yerlisi, birisi ile karşılaşıyorum... Bi türlü kim olduğunu
göremiyorum... Beni görür görmez, "Ooo Bilgin. hangi rüzgar attı seni
Ünye"ye?" diyor.

Daha geleli iki dakika olmamış... Kırmak istemiyorum, ama dayanamıyorum:
"Aacu, anlamadım... Rüzgarın bizi atmasına gerek yok... Ünye"ye gelmek bir
keyif diyorum.

"Yok, yok ... Siz Ünye"ye sipor olsun diye uğrarsınız..
.
İşte film burada koptu. Garaduman...

"Aacu, siz de Ünye"yi bizi görünce hatırlarsınız... Ben ve benim gibi ,
Türkiyenin her yerinde Ünye"li olduğunu söylemekten onur duyanlar, Ünye"ye
gelince, sizin gibiler, okey masalarından kafalarını kaldırmadan, "Hoş
geldin. "Bak arkadaş ne içiyor diye garsona direktif vermekten öte ne
yapıyorsunuz? Biz, en azından "Ünyeliyiz diyerek yaşıyoruz dışarıda... Ya
siz?

"Ünye"de Ünyeliyim denmez ya" diyor bana...

"Deme de, şu garşuda çimentonun, Ünye"nin arkasına geçip iki puan aldığı,
Deniz Bükü dağını görünce, isyan et, gamışağası diyorum...

Kafasını kaldırıp, "He lan Bilgin... N"olmuş uruya?" diyor bana...

Garaduman ööle bi uyandım ki., ter içindeyim...

Hayr olsun dee... Ünye"nin dışındaki Ünyeliler, konu ile ilgili olarak
mahkemeye mi gidiyormuş ne?

Konu mu ne?

Çimento Fabrikasının, Aynıgola"dan bakınca, Ünye"yi arkadan oyması...

Garaduman, senin tanıdıkların vardır... Eren Tokgöz iyi rüya yorumu yapıyor
diyorlar...Bi sor bakayım ona... Ne diyor rüyam için

 

Gadir,
Bu rüya da sana.

Komşularımızdan biri bir merkep almış... Akşam üzeri eve
geldim... Bizim evin ahalisi komşunun bahçesinde... Hararetli hararetli bi
şeyler anlatıyorlar... Merkebi alan Hamza Emmim anlatıyor:
Bu eşşeğin seceresi çok eskiye dayanii... Bubasının nerden geldüü bilinmii
ama anası Merzifonlu...

Öz emmim Seyit, hemen lafa giri:

He lan! Bu Merzifonun eşşekleri çok galite... Askerdeyken çok eşşek ayaaa
çaktım... (Not: Seyit Emmim nalbanttı) Nalları çakulurken, eşşekler sanursun
Usta İsiinin berber koltuğuna oturmuş, hiç ses çıkartmadan duriiilardı!

Merkebin sahibi Hamza Emmim, yeni alduu Mersedesin yanında duriimuş gibi,
şööle eşşee bir okşadı... Gurum gurum guruldu, olaya imzayı attı:

- E canım, bi de Hamza bu işi bilii deyin!
-
Evlere dağıldık. Sabahın köründe bir feryat-ı figan ki sanursun birisinin
etinden et kopartıyorlar...

Fırladım dışarıya... Ses Hamza Emmimlerden gelii. Koştum:

- Ya, n"oli! bile diyemeden, Atiye İngem göz yaşları içinde olayı açıkladı:
- Lan Bilgin... Yes yeni eşşek öldü ya!

Her yeni aldığım elbiseme ilk giyişte bir şey döktüğümü bilen eşim, bu
durumlarda hep şunu söyler:

-Yine yes yeni eşşeği öldürmüşsün , Bilgin!



HOCANIN SON RÜYASI

Gardaşım Yaşar,

Örya örya dedin, canıma okudun, başıma neler geldi biliin mu?

2 aydur her gece öryalarımda, gendümü avur işler yaparken göriim. Zabah gan ter içinde uyaniim. Bütün gün yorgunlukdan geberiimmm...
Mesela bi gece öryamda gendümü fındık harmanında çaluşurken göriim... Kapcuklu fındıı heylere dolduriimmm... Heyleri götünden dutiim, salliim patoza.. Bi Allahın gulu çıkıp da el vermiiya Lan Yaşar!
Patozdan çıkan fındıı da telis çuvallara doluriim... Dutiim çuvalın götünden, saliim öküz arabasına...
Sööle baa hısımım, Bilgin Gardaşında uyanınca hal galumu?
Sabah öryamı anlatiim birine, baa, 'Hayr ossun, Lan Bilgin... Gafana yakında gocaman bi talih guşu goncak, diii... Lan u guşun gafama gonmaya deel; canıma sıçmıya niyeti var bes bellü!
Gine bi gece öryamda gendümü bizim baççeyi bellerken gördüm... Balcan filan dikceyük zaar! Lan Yaşar baççeye gittim, ne gördüm biliin mu? Bıldır ovarduum fıraklu bel vermiş ya! Başladım fekke aramıya... Lan bu millet kırk ayak olmuş, iki bav fekke içün ırın-gırın edilar ya... Gargaya, 'Bokun ilaç' demişler; gitmiş Galabuzuna, sıçmış denize...
Örya olmasa, sıççam bubalarının şarap çanaana!
Allah razı olsun, Anşa Ememin bi gonşusu Allah seni inandusun üç bav fekke verdi, hem de yim para almadan!
U gece zabaha gadar, fırakluyu ovardım, fideleri diktim... En yorucusu da , baççenin götüne gidip, bakraçnan su daşıyıp, fidelere can suyu vermekti...Şey, baççeden eve hızlı hızlı yürürken, bi de dalak girmez mi?
Sabah uyandım ki, her tarafım dutulmuş... Örya da olsa, hamlık var...
Baktım çekülcek gibi deel, aradım Eren'i... Sen şindi 'Hangi Eren'i diye sorcan, ben de saa, neyse açduma baa bayramlık aazımı, tööbe, tööbe... Lan oolum, Eren Dokgöz'ü... Anlattım una olanı biteni...
U da, bu iş dokturluk iş dedi, araduk, Sayidi...
Sayid, 'Bilgin, bu iş külliyen psikolojik dedi...
Lan, Yaşar, eskiden Doktur Sayidin dedüü, u pişijoloşik yokduuu.. Şey vardı: Pişik ya da sıcak gabaruu
Lan bilmiin mu? Amerikan bezinden yapılan çocuk bezlerini.. Galın galın...Unlar pişiknen sıcak gabaruu yapiidu...

Yaşar, gonumuz deel ama bak saa ne diicem: Biz de dahil tüm Türk bebeler doğar doğmaz, Amerikaluların bezine sıçmaya başladuk... Şindi de unlar bizim canımıza sıçiilarrr! İntikam aliilar besbellü!

'İyi Sayid Doktur da, ben şinci ne fışgı yiicem?' dedim...
'Gece yatıca yımşak mevzular, mesela müzik ' düşün' der demez. 'Nassı yani? ' diye baarmışım... Ben ööle bi şii hatırlamiim... Eren söölediii, baardın diye
Hısımım, artuk Doktur Sayidin gucaana otu... Tööbe, tööbe... Artuk Doktur Sayidin sööledüünü yapmakdan başga çare yok!
Gece yattım... Gözlerimi gapatdım daş gibi..Televizyonda abdeshane ibrikleri gibi dizilip, şarkı sööliyen TRT korosunu hayal etmiye başladım.. Unları dinliim...
Lan Yaşar, ne rahatladım biliin mu? Helal Lan Doktur Sayid, dedim.. Sa , Ünye'de bu yaz Topçu'da limonatalu gamaklu alcam diye de geçüdüm içimden...
Yaşar, geçümez oaydım... Bi ara uyumuşum... Bi baktım koro şarkıları ööle kötü söölii ki! Öryamda fırladım yerimden... Başladım koroya şarkıların nası adam gibi söölenceenü ööretmiye....İnan Müslümansan gan-ter içinde galdım...
Ee, Sinem Ememnen, gızı Beyhan Abum'dan az-buz şarkı dinlemedük.. Biz de biişiiler bilelim diim, dendü gendüme...
Zabaha gadar uuraşdım, ama koroyu adam ettim...
Yaşar, uyanduuumda, dötüme gada ıslanmışım... Yorgunluktan öliidum!
Bi de baa, öryadan dem vuriin!
Durumu Eren'e anlattım. Folluk, ba ne dii biliin mu?
- Bilgin sıkma canıyın, gendüyün föltek dut!
Sıçalak... Ben de bi bok bilür diye una derdimi anlattım...
Gardaşın Avcı Gadir'in Bilgin