Arkadan
çapraz bağlanmış
Kısa pantolonum
İçindeki mavi gömleğim
Ayağımda ucu demirli ayakkabım
Dizlerimin hiç iyileşmeyen yarası
Dağılan saçlarımdan geçen
Çocukluk anılarım
xxx
Canbula
İsmail’in Çataltepe gazozu
Mahmut Emminin
Mis gibi kokan pandispanyaları
Cebimde topladığım gazoz kapakları
Kayıp hikayelerde kalan arkadaşlarım
Yarı masal olmuş komşularımız
Sımsıcak yaşanmış bayramlarda
Mutlu günlerim.
xxx
Sert
bir poyraz uçurdu zamanı
Mahalleler değişti, yollar değişti
Gidenler geri dönmediler
Ne sarı sümbüllü bahçeler kaldı
Ne mutlu çocukluk yılları
Acıyı, sevinci, anlayamaz olduk
Çakırtepeden aşağı fındık bahçelerine
Beton binalar yaptılar
Mezarlık yaptılar
Elma bahçelerini, Fındık bahçelerini
xxx
Yıktık ellerimizle güzelim dünyamızı
Çirkin binalar diktiler
Ünye’nin orta yerine
Sevmeyi unutup
Birbirimizi kaybettik.
En iyi yıllarımızı anılara gömdük
Sonra oturduk
Özlem şiirleri yazdık geçmişe
“Kayıp Ünye Hikayeleri”nde aradık
Mutlu çocukluk yıllarımızı
xxx
Mantar
tabancasının tetiğinde
Takılı kaldı parmağım
Horoz şekerinin kırmızı rengi dilimde
İki çubuğun arasındaki cambazım
Niyazi Emminin horoz şekeri
Topçunun tekerlekli dondurma arabası
Neclanın lokum sepeti kolunda
Davulcu İdris Emmi geçti az önce
Peşinde bir sürü çocukla
xxx
Yaşar
Kaptanın motorunda
Fındık çuvalları üstünde
Elinde tahta bavulu
Tarı vapuru ile uğurladık dün Sait’i
Haydarpaşa’ya
Yıl bin dokuz yüz elli yedi
Sait on beş yaşında
Aldı götürdü Sait’i Tarı Vapuru
xxx
Annem
sıkı sıkı tembih ederdi
Abur cubur yeme diye
Nasıl yemezsin bayram bu
Topçu’dan Önce bir dondurma
Sonra sapsarı bir pandispanya
Aradan bir horoz şekeri Niyazi Emmi’den
İki atomdan sonra
Peşinden Muharremin Çataltepe gazozu
xxx
Pamuk şekeri gibi çabuk harcandı zaman
Pamuk şekeri gibi yedik
Pamuk şekeri gibi tatlı ve yumuşak
Ve pespembe yılları
Ağzımın kenarında yapıştı kaldı tadı
Uçurtmanın kuyruğunda çocukluğum
Alışamadım büyümeye
Mavi mendilim elimde
Paralarım cebimde
Uçurtmam tellerde takılı kaldı
xxx
Yaşar
Kaptan’ın motoru döndü
son seferden az önce
Tarı vapurunun güvertesinden
El salladı Ünye’ye Sait
Tarı vapurunun güvertesinden
Bir kere daha baktı Ünye’ye
xxx
Vapurun
bacasında kara duman
Bir veda düdüğü ile selamladı Ünye’yi
Feneri yalayarak Çaltı burnuna doğru
Kırdı dümeni.
Tarı vapurunun güvertesinden
Yağlı boya bir tablo gibi görünürdü Ünye
Yaşar
Karaduman
* Başlıktaki fotoğraf yazarın çocukluğuna aittir