· KÜLTÜR SANAT · ANI HİKAYE · GEZİ · RÖPORTAJ · FOLKLOR · HABER · MAKALE · ŞİİR · NOSTALJİ ·
Orta-Yılmazlar Mahallesi, (eskiden Orta Mahalle ve Yılmazlar Mahallesi adıyla iki ayrı mahalleydi ellili yıllarda birleştirilerek Orta-Yılmazlar oldu) Osman Ağa Camisinin çevresinde yıllar önce mezarlar vardı. Osmanlı mezarlık kültüründe camilerin yanına gömülmek bir adetti. Bu nedenle eski camilerin önünde ve arkasında veya yanında küçük mezarlıklar oluşmuştur. Buna Osmanlı "Hazire" demiştir. Hazirelere ilk önce camiyi yaptıranların yakınları gömülürdü. Osman Ağa Camisinin yanındaki bu mezarlık cami yeniden inşa edilirken yok edildi. Mezartaşları buradan götürüldü. Buradaki eski caminin avlusunda başka yerlerden getirilen, Ünye içindeki başka mezarlardan toplanan Osmanlı mezar kültürünün değerli birer sanat eseri olan taşlar da koruma amaçlı buraya getirilir muhafaza edilirdi, bu taşlar da buradan kayboldu. Taşların burada iken çekilmiş bir fotoğrafı Belediyenin bir turizm broşüründe bulunmaktadır.
Bize bu taşların caminin yeniden yapılması esnasında alınıp Ordu Vakıflar Müdürlüğüne teslim edildiği söylendi hep.
Cami yeniden inşa edilmek üzere yıkılınca taşları kaldırdılar ama mezarları ve kemikleri kaldırmadılar. Taşlar kaldırılıp müftülüğe verilmiş müftülükte taşları Saraçlı Mahallesindeki bir caminin bodrum katına koymuş, taşlar Orduya falan götürülmemiş, yıllarca saraçlı Mahallesinde bir caminin bodrum katında çoğu parçalanmış olarak durduktan sonra, bir müddet önce damperli bir kamyona doldurulup Atatürk Mahallesindeki Elmalık Mezarlığı girişindeki caminin yanına dökülmüştür. Dökülme esnasında birçok nadide taş parçalanmıştır.
Daha sonra döküldüğü yerde bu taşları, AhmeT Kabayel bir cenaze için mezarlığa gittiğinde görmüş biraz araştırdıktan sonra bunların Osman Ağa camisinden alınan ve Ordu'da olduğu bilinen taşlar olduğu bilgisine ulaşarak Orta-Yılmazlar Mahallesi Muhtarı Seyhan İhtiyaroğlu ve Cami İmamı Mevlüt Yakışır'a haber vermiştir. Seyhan İhtiyaroğlu ve İmam Mevlüt Yakışır olayı duyunca şok olmuşlar ve hemen İmam Yakışır kendi inisyatifi ile taşları bir traktöre yükleyerek yeniden ait oldukları eski yerine getirerek caminin avlusuna dizmiştir.. Şimdi temizlik, bakım ve onarım işlemi, ardından da düzenlenerek kalıcı bir konum kazandırıldıktan sonra, taşların üzerindeki yazıları çözeceğini bugünün Türkçesi ile taşların yanlarına koyacağını söyleyen İmam Mevlüt Yakışır. çıkacak bilgileri de bizimle paylaşacağını söylemiştir
Geçmişine ve tarihine sahip çıkan Muhtar Seyhan İhtiyaroğlu ve İmam Mevlüt Yakışır'ın bu örnek hareketleri ve duyarlılıkları çevrede takdirle karşılanmıştır.
Oysa ben geçen yıl Tiryaki Hasan Paşa araştırması esnasında Ünye'ye gelmiş ve paşanın mezar taşını ararken, bir kaynakta tüm mezar taşlarının Ünye Müftülüğü korumasında olduğu bilgisine ulaşmıştım. Yani ben taşların Ordu'ya gitmediğini bulmuştum fakat nerede olduklarını kıl payı kaçırmıştım. Bu ara aynı anda Ünye'deki kıbleleri çarpık cami konusunda da araştırmam vardı. Her iki konuda da bilgi almak için Ünye Müftülüğüne gittim. Müftü Bey makamında yoktu. Taşları ve diğer konuyu sordum. Taşların Ordu Vakıflar Müdürlüğü tarafından alındığını olsa olsa orada olacağını Müftülük korumasında herhangi bir taşın olmadığını söylediler müftülükte görevli memurlar. Bana yanlış bilgi verdiler. Halbuki ben tam iz üzerinde idim, ısrar edip tekrar müftülüğe dönseydim, taşları bulacaktım..
Belki Mevlüt Hoca'nın mezartaşlarını okuması esnasında Tiryaki Hasan Paşa'nın mezartaşını da buluruz.
Yaşar Karaduman
Fotoğraflar: Seyhan İhtiyaroğlu