"Değiştirilen
Yunus Emre Şiirleri"
Bu
kez çok bilmediğim bir konuda sadece olaya dikkat
çekmek için yazıyorum. Konunun uzmanları lütfen
beni bağışlasınlar. Onlardan da bununla ilgili benimkinden
çok daha bilimsel ve detaylı bir makale bekliyorum.
Ünye
Yunus Emre’nin mezarına sahip çıkan onyedi yerden
biridir. Bir yıl önce bu sayı ondört-onbeş idi bir
yıl içinde bu yerlere üç yer daha eklendi. İleride
bu sayı daha da artacaktır. Yunus Emre adında bir
çok şair ve halk ozanı tarihte gelip geçtiği gibi
o kadar da mezar vardır. Konunun uzmanları gerçek
ve gerçeğe yakın mezarları ve gerçek Yunus Emre
şiirlerini bugün tespit edip ayırabilmektedirler.
Mezar konusu ise halen biraz tartışmalıdır. En kuvvetli
varsayım Eskişehir’deki mezarı üzerinedir. Ünye
ise bu sıralamada beşinci sırada yine de iyi bir
yerdedir, geriye daha oniki tane kalmaktadır. Buralardakiler
ise Yunus Emre adında gerek gerçek Yunus Emre’ye
özenmiş adını veya onu Örnek almış kişiler oldukları
tahmin edilmektedir.
Ben
bu makalemde, Yunus Emre’nin Ünye’de olduğu varsayımını
kuvvetlendirmek için birhata olarak değiştirilen,
tahrif edilen Yunus Emre şiirlerine dikkat çekmeyi
amaçladım. Bu yetmiyormuş gibi bunları büyük tabelalar
halinde şehrin belirli yerlerine bir de yanlış yazılarak
asılması, ve hatta Türbenin duvarına bile çakılması
yapılan saygısızlığı bir kat daha artırmaktadır.
Tabela
Niksar Caddesinin başındadır, görünen cadde
Niksar Caddesidir
|
Bir
kere Ünye’nin böyle zorlama reklamlara ihtiyacı
yoktur. Değiştirilen kısımlarla ne yapmayı amaçlıyoruz
kimi kandırmayı düşünüyoruz anlaşılır gibi değildir.
Birkaç küçük de olsa ipuçlarına dayanılarak Yunus
Emre’nin Ünye’ye geldiği burada yaşadığı ve burada
vefat ettiği konusunda varsayımlar vardır. Fakat
bu ipuçlarını şiirlerini değiştirerek kuvvetlendirmeye
çalışmak iki kere hatadır. Birinci hata Ünye gibi
birinci sınıf bir ilçeye böyle ucuz reklamlar yakışmamaktadır,
gereği yoktur, ikincisi Yunus’a, onun anlayışına
höşgörüsüne eserlerine ve tarihe saygısızlıktır

Dünyanın
hayran olduğu tanıdığı sevgi ve saygı duyduğu bu
onüncü yüzyılda bugün bile anlaşılır bir Türkçe
ile yazmış Türk dilinin en büyük şairinin şiirlerini
değiştirmek, bozmak eklemeler ve çıkarmalar yapmak
bazı yerlerini kaldırmak şiire edebiyata, Yunus’a
tarihe okuyucuya Yunus sevenlere, aydınlara Ünye’ye
yapılmış bir saygısızlıktır. Bir de bunları çok
önemli şeyler yapmışız gibi tabelalar yazıp direklere
asmak Türbesinin kapısına yazmak iki kere saygısızlıktır.

Tabeladaki
iki satırı bile doğru yazamadık, dikkatli okur ve
aşağıdaki
gerçegi ile karşılaştırırsanız her şey baştan aşağı
yanlış, her şey komedi.
İndik
Rum'u kışladık, çok hayr- ü şer işledik
Uş
bahar geldi geri göçtük elhamdülillah
(İndik
Rum illerine( Anadoluya),çok hayırlar işleyerek
kışı geçirdik
Şimdi
bahar geldi huzura eriştik elhamdülillah)
Şeklinde
bundan sekiz yüz yıl önce yazdığı bu muhteşem satırları,
sanki o becerememiş biz ondan daha iyi biliyormuşuz
gibi değiştirip,
İndik
rumi kışladık,
Çök
Hayrü şer işledik
Oney
oldu son durak
Göçtük
elhamdülillah
Şeklinde
bozduk, tahrif ettik ve bir de çok iyi şey yapmışız
gibi tabelalara yazıp direklere astık. Tabeladaki
iki satırı bile doğru yazamadık. Bu tabelalar dikkat
çekmekte Ünye’ye bu kulvarda puan kaybettirmektedir.
Eğer yazılacaksa doğrusu yazılıp asılmalıdır.
Bu
konuda da Ünye’ye kimse sahip çıkmamakta her şeyde
olduğu gibi bunu da görmezlikten gelmektedirler,
Belediye, Kaymakamlık, Milli Eğitim Müdürlüğü, Kültür
Müdürlüğü, Turizm Müdürlüğü, dernekler, sivil toplum
örgütleri, Ünye’yi sevenler, fakülte, lise ve ilköğretim
okulları tarih ve edebiyat öğretmenleri ve tabelaların
asılı oldukları direklerin altından en azından birer
defa geçmişler ve başlarını kaldırıp bu nedir diye
bakmamışlardır
Ünye
Yerel Tarih Gurubu üyeleri, Hizmet Gazetesi, Şirin
Ünye Gazetesi, Çağrı Gazetesi yazar ve muhabirleri,
Hizmet Tv ve diğer ajanslar ve muhabirleri, Ünye’deki
yerel radyolar hiçbiri ama hiçbiri bunlarla, Ünye
ile ilgilenmemektedirler.
Acı değil mi?
Görmediler,
bilmedilerse, aha ben yazdım, alın size haber, kaç
tanesi bu yazıyı alıp yayınlayacak veya duyuracak
bakalım?
Hiç biri…
Yerel
basın muhtarların kandil tebriklerini yayınlamakta
birbirlerine plaket, ödül ve yemek vermektedirler
Kültür mültür o da neymiş, Yunus Emre de kimmiş?
Geçende bir ödül töreni yaptık, türbeye çıktık pilav
yedik bir iki de konuştuk, yeter de artar bile.

Bu
da Türbenin duvarındaki tabela, gördüğünüz gibi
bunda da yazım hatası var.
Deveye
sormuşlar neden senin kamburun yamuk diye, gerisini
siz söyleyin.
Bu
gazetelerde konunun uzmanı tarihçi ve edebiyatçı,
yazar, başyazar arkadaşlarımız vardır, onlar yazacaklarına
ben bu konuda son bilgisi olan kişiyim, cahil cüreti
gösterip yazdım. Eh artık benden sonra onlar da
birer yazı döşenerek uzmanı oldukları konuya sahip
çıkarlar. Benden bu kadar.
Ünye
maalesef bu kültür kulvarındaki, anlayış kulvarındaki
mentalite kulvarındaki, şehircilik kulvarındaki
koşusunda tam otuz sene geriye koşmuş ve yetmişli
yılların bile arkasında kalmıştır.. Bizim gençliğimizde
Ünye daha moderndi, daha güzeldi..
Vakit
kaybedilmeden bu tabelalar asılı oldukları yerlerden
indirilmeli ve türbenin duvarından kaldırılmalı
veya doğrularının yazılıp asılması gerekmektedir.
Yayın organları ve yerel basın bir şekilde izlenmeli
yanlışlıkta ısrar edenlere düzeltme göndermeli ve
Ünye’nin imajı düzeltilmelidir
Yaşar
KARADUMAN
Ünye.Temmuz.2006
yasar.karaduman@gmail.com
www.unyeses.net
|