
1980
yıllarının başlarındaydı Ünye’ye beş-altı genç
geldi. İşyerleri ve evleri gezdiler. Sonradan
öğrendik ki bunlar Kültür-Turizm Bakanlığının
elemanları imiş. Ev, işyeri, ağaçlar, kaleler,
anıt mezarlar, hamamlar ve camilerden oluşan 74
yeri eski eser olarak belirlemişler. Başlangıçta
eski eserin ne olduğunu pek anlayamamıştık. Ama
o binaları yıkıp yeniden yapmak, tamir etmek istediğimizde
veya o binalara çok yakın bitişik binamız varsa
o binamızda da yeniden bir şey yapmak istediğimizde
“ESKİ ESER” in ne olduğunu anlamıştık. Geçmişteki
bu ve benzeri eserlerimize şimdi “KÜLTÜR MİRASIMIZ”
deniliyor.
|
|
|
Ortaokul yokuşu
ve Paşabahçe’de kurtarılan binalar
|
Geçmişimizi
günümüze taşıyan bu binalardan ilkinin elini-ağzını
ilk toplayan Camcı Mahallesinde Kuzu Ayhan (Ayhan
Güney) ağabeyimiz oldu. Mahmut ve Leman Şahinbaş’ların
kızı Harika Hanım, ortaokulun altında eski Samsun
yolu üzerindeki baba evini düzgün bir hale getirdi.
Osman Bayraktar dede Uzun Osman’dan kalan Dönerçeşmedeki
binayı güzelleştirdi. Ortaokul yokuşundaki sütunlu
taş binayı, Saray Camii yanındaki Paşaların Zahiye
Hanım’ın evini ve ortaokul yokuşunda Hacıosman
Ağa Camii karşısındaki Terzi Fethi (Fethi Yazıcı)
ağabeylerin evlerini Hüseyin Tantu aslına uygun
olarak yaptı ve yapıyor
|
|
|
Zahiye
Hanım’ın Saray Cami karşısındaki ve Ekmekçilerin
Kadılar Yokuşundaki binaları
|
Saray
Caddesindeki evlerini Selahattin İbrişim ağabeyimiz
güzelleştirdi. Kadılar yokuşundaki Ekmekçilere
ait evi torunları aslına uygun olarak yeniden
düzenlediler. Topçu’lar Dönerçeşme Meydanı’ndaki
eski eser olan binalarının dış görünüşünü ve üst
katını elden geçirdiler. Kokulu’lar aileden kalan
evlerini restore ettirdiler.
|
|
|
Şahinbaşların evi
ve Topçuların Dönerçeşme meydanındaki binası
|
|
|
|
Restore edilen yerlerden
Osmanlı Mutfağı “Sofra” ve içinden bir görünüş
|
Hüseyin
Yürür ailelerine ait Dönerçeşme Meydanı’ndaki
binaları (Osmanlı Mutfağı) ile İnönü İlkokulu
karşısındaki evlerini pırlanta gibi ortaya çıkardılar.
Avukat Hüseyin Tataroğlu baba evlerini yeniden
yapmak üzere hazırlık içinde, hala-dayı çocukları
olan Zekiye ve Gülsüm Hanımefendiler dedeleri
Sarı Ali’den kendilerine kalan “Çifte Hamam”a
el attılar ve bu zor işe çevre düzenlemesi ile
başladılar. Bu saydığımız yapıların bir bölümünde
mimar Gürkan Odabaşı’nın fedakar çalışmalarını
unutmamak gerek. Bu çalışmalarda her konumda emeği
geçenlere saygılar sunarız.
Bizlerin
yardımına muhtaç onlarca eski eserimiz var. Bunları
ayağa kaldırmak sadece sahiplerinin değil, geçmişine
saygılı, geleceği düşünen Ünye’de yaşayan herkesin
görevidir.
Nadi
Çolakoğlu
20.5.2004
Fotoğraflar:
Y.Karaduman