


Eyüp
Semti İstanbul'un
Avrupa yakasında, İstanbul surlarının hemen
dışındadır. Doğusunda Kağıthane ve Beyoğlu,
güneyinde Fatih ve Zeytinburnu, batısında Bayrampaşa
ve Gaziosmanpaşa ilçeleri vardır. Eyüp ilçe
sınırları kuzeyde Karadeniz'e kadar uzanmaktadır.
Yüzölçümü 242 kilometrekare olan Eyüp, Kemerburgaz
bucağını da içine almaktadır. Eyüp'ün, Haliç'e
2,6 kilometre kıyısı vardır. Daha önce Eyüp
ilçesi sınırları içinde olan Bayrampaşa, 1990'da
ilçe yapılarak Eyüp'ten ayrılmıştır.
 |
Eyüp İlçesi yerleşme alanındaki mahalleler Eyüpsultan Merkez, Nişanca,
Defterdar, Düğmeciler, İslambey, Rami Cuma,
Topçular, Rami Yeni, Silahtarağa, Sakarya, Alibeyköy
Merkez, Esentepe, Karadolap, Yeşilpınar, Akşemseddin,
Çırçır, Güzeltepe ve Emniyettepe mahalleleridir.
Eyüp ilçesi kırsal alanında Kemerburgaz Belediyesi
ve bağlı olarak Mimar Sinan ve Mithatpaşa mahalleleri
, Göktürk Beldesi ile Akpınar, Ağaçlı, Çiftalan,
Ihsaniye, Işıklar, Odayeri, Pirinççi ve Yayla
köyleri yer almaktadır.
Eyüp, Fetih'ten sonra Fatih Sultan Mehmet'in,
Eyüp Sultan Türbesi’ni yaptırmasıyla gelişmeye
başlamıştır. Aynı yıllarda bu yapılara eklenen
medrese, aşhane, kütüphane, imaret, hamam ve
diğer yapılar çevresinde, Eyüp'teki doku oluşmaya,
ilçe şekillenmeye başlamıştır.

Eyüp Sultan Türbesinin
önünde ziyarete gelenler
Eyüp'te, Osmanlı'nın tipik karakterini yansıtan tarihi yapılaşmanın
içine 19. yüzyılda batı tarzı yapılar da katılmaya
başlamıştır. 1930'lu yıllardan itibaren, Haliç
çevresi fabrikalarla dolmaya başlamış, kıyıdaki
tarihi yapılar, sahilsaraylar yıkılarak yerlerine
irili ufaklı fabrika ve imalathaneler inşa edilmiştir.
Son dönemlerde Haliç’in etrafı temizlenmesine
rağmen Eyüp, henüz eski güzelliğine ve canlılığına
kavuşamamıştır.
Eyüp
merkez yerleşmesi sit alanı ve koruma alanı
ile Haliç sahilinde ve koruma alanının batısında
anıt eserleri ve sivil mimarlık ürünü tescilli
yapıları içermektedir. Eyüp Tarihsel ve Kentsel
Sit Alanı Eyüpsultan Külliyesi ve yakın çevresini,
Nişanca ve Defterdar mahalleleri ile Düğmeciler
Mahallesi’nin bir kısmını içine alan 109 hektar
büyüklüğünde bir alandır; koruma alanı ise Eyüp
Merkez Mahallesi’ni, Düğmeciler ve İslambey
mahallelerinin bir kısmını ve tarihi Eyüp Mezarlığı’nı
kapsayan 168 hektar büyüklüğünde bir alandır.

Aziyade ve Piyer
Loti’nin müzenin duvarındaki resimleri
Piyer
Loti
Ünlü
Fransız romancı Pierre Loti, 1850-1923 yılları
arasında yaşadı. Gerçek adı Louis Marie Julien
Viaud olan yazar aynı zamanda bir deniz subayıydı.
1867 yılındaki Okyanusya seferi sırasında, Büyük
Okyanus’ta yetişen bir çiçeğin adı olan Loti
takma adını aldı. Mesleği sayesinde Ortadoğu
ve Uzakdoğu ülkelerini, kültürlerini görme fırsatı
buldu ve yazdığı anı ve romanlarda bu seyahatlerinde
edindiği bilgilerden çok faydalandı. Denizcilik
öğreniminin ardından 1881’de yüzbaşı, 1906 yılında
da albay rütbesini aldı. İstanbul’u da ziyaret
eden Loti, bu şehirden ve Osmanlı kültüründen
çok etkilendi ve daha sonra defalarca buraya
gelerek uzun süre burada yaşadı. İstanbul’a
ikinci gelişinde (1879) o zamanın Osmanlı Dönemi
Türkiyesi’ni anlattığı “Aziyadé” adlı romanına
adını veren kadınla tanıştı. Loti, bu romanla
birçok eleştirmenden olumlu not aldı ve geniş
bir kitle tarafından tanınmış oldu. Daha sonra
roman yazmaya devam etti ve birçok önemli yapıta
imzasını attı. Gözlem yönü kuvvetli olan Pierre
Loti, yazılarında oldukça yalın bir dil kullandı
ve aşk, ölüm, umutsuzluk gibi öğelere fazlaca
yer verdi.



Piyer Loti’nin bir zamanlar yaşadığı ve şimdilerde
müze-kafe olan evin değişik fotoğrafları
ve önündeki kır kahveleri

Piyer Loti’nin oturduğu ve Aziyade romanını
yazdığı ev

Piyer Loti Kahvesinin
bahçesinden Haliç’in gürünüşü
Eyüp
sırtındaki Pierre Loti Kahvesi, bütün Haliç’in
tepeden görülebildiği, doğal ve sakin bir mekan.
Eyüp, dini mekanları, mezarlıkları, doğal güzellikleriyle
önemli ve eski bir yerleşim bölgesi. Eyüp’ten
Eminönü’ne kadar tüm Haliç’in tepeden görülebildiği
Pierre Loti Kahvesi, yerli ve yabancı turistlerin
oldukça ilgi gösterdiği bir yer. Osmanlı kültürüne
ve yaşayış biçimine hayranlık duyan yazar Pierre
Loti, İstanbul’da bulunduğu dönemlerde bu kahveye
sürekli gelirdi. Özellikle nargileye meraklı
olan Loti, burada saatlerce oturur, insanlarla
sohbet ederdi. Kahvehaneye, Eyüp’ten arabayla
veya mezarlıkların içinden geçen patika yoldan
yaya olarak ulaşılabiliyor. Hafta içi öğlen
saatleri dışında, oldukça kalabalık olan Pierre
Loti Kahvesi’ne turistlerin yanı sıra İstanbullular
da ilgi gösteriyor. (kaynak:www.istanbul.net)
Piyer Loti'ye çıkarken
Eyüp
Sultan Camii'nin yanındaki mezarlıkların arasından
upuzun merdivenleri tırmanmaya başlarken, bir
yandan Haliç'i seyrediyor, bir yandan da ortamın
yaydığı mistik huzuru soluyorsunuz. Yolun sonunda
karşınıza tarihi Pierre Loti Kahvesi çıkıyor.
Birkaç yüz yıllık geçmişe sahip kahve eşsiz
manzarasıyla sizi alıp eski zamanlara, Cenevizlilere,
Osmanlılara götürüyor.. 19. yüzyılın sonlarına
kadar Rabia Kadın Kahvehanesi olarak bilinen,
Fransız yazar Pierre Loti kahveyi mekan tutmaya
başladıktan sonra Pierre Loti Kahvesi olarak
anılan kahve, yıllardır aşıkların, kendisiyle
buluşmak ve şehirden kaçarak spritüel bir huzur
solumak isteyenlerin durağı. Deniz subayı olan
Loti, Türkiye'ye ilk kez 1876 yılında gelmiş
ve bir yıl kalmış. Eyüp sırtlarındaki tarihi
kahveyi de o yıllarda keşfetmiş. Haliç'in büyüsü
mü bilinmez ama, Pierre Loti'yi oraya çeken
bir diğer unsur da Aziyade ismindeki
bir Osmanlı hanımı olmuş.

Fransa'da
evli olduğu söylenen Pierre Loti ile Aziyade
arasında büyük bir aşk olduğu yıllarca efsane
gibi dilden dile aktarılmış. Pierre Loti aynı
isimli romanında Aziyade'ye olan aşkını gizlememiş.
İşte o gün bugündür kahvenin adı Pierre Loti
olarak anılmış. Kahvenin bulunduğu tepeye de
Loti'nin anısına Pierre Loti Tepesi adı verilmiş..
Bu tarihi kahvenin hemen bitişiğindeki eski
merdivenlerden çıkınca sağ tarafta, İstanbul
Büyükşehir Belediyesi'nin 1997 yılında Pierre
Loti Tepesi'ndeki yapıları istimlak ederek bölgeyi
turizme kazandırmak amacıyla başlattığı projenin
ürünleri karşımıza çıkıyor; metruk evlerin yerine
Osmanlı-Türk mimarisine uygun yapılan ahşap
konaklar. Mevcut yapıları muhafaza edilen turistik
kompleksin yapımı 2000 yılında tamamlandı. Otel
olarak hizmet veren altı konağa, Pierre Loti'ye
yakın semtlerin isimleri verilmiş; Ayvansaray,
Sütlüce, Eyüp, Balat, Hasköy ve Fener konakları.
İç mekanlar tesislerin içinde bulunduğu tarihi
atmosfere uygun objelerle dekore edilmiş. Restoran
ve kafenin tavanları kalemkarlar ve nakkaşlar
tarafından özenle süslenmiş.

Aziyade romanının ayrı zamanlarda başılmış
nüshaları
Tesisin
bulunduğu bahçe zevkli bir peyzaj çalışmasıyla
ziyaretçilerin rahatça gezebilecekleri bir alana
dönüştürülmüş. Pierre Loti'de konakların yanı
sıra tarihi eserlerde restore edilmiş. Örneğin,Sıbyan
Mektebinin restorasyonu tarihi mimari'nin korunmasına
katkı açısından önemli. Bahçedeki Niyet Kuyusu'na
iki rekat namaz kılıp, niyet duasını okuduktan
sonra gelenler kuyunun içine baktıklarında kaybettikleri
değerli bir şeyin nerede olduğunu gördüklerine
inananlar, bu umutla hâlâ kuyunun içini gözleyenler
var. Tesisin girişinde Attan Düşen Ali Paşa'nın
kabri de bulunuyor. Rivayete göre, Paşa'nın
padişahla arası açılmış, görevinden azledilmiş.
Bir süre sonra padişah tarafından iade-i itibara
mazhar olmuş ancak bu kez attan düşüp vefat
etmiş. Pierre Loti Turistik Tesisleri'ne gelenler
Halic'in muhteşem siluetini izlemenin yanı sıra
Miniatürk'ü yukarıdan görme şansına da sahipler.

Piyer Loti’den
Haliç’e bakış
Piyer Loti
Ünlü Fransız romancı Pierre Loti, 1850-1923 yılları
arasında yaşadı. Gerçek adı Louis Marie Julien’dir
İstanbul’a ikinci gelişinde (1879) o zamanın
Osmanlı Dönemi Türkiyesi’ni anlattığı “Aziyadé”
adlı romanına adını veren kadınla tanıştı. Loti,
bu romanla geniş bir kitle tarafından tanınmış
oldu. Daha sonra roman yazmaya devam etti ve
birçok önemli yapıta imzasını attı. Gözlem yönü
kuvvetli olan Pierre Loti, yazılarında oldukça
yalın bir dil kullandı ve aşk, ölüm, umutsuzluk
gibi öğelere fazlaca yer verdi.
Eyüp sırtındaki Pierre Loti Kahvesi, bütün Haliç’in tepeden
görülebildiği, doğal ve sakin bir mekan. Eyüp,
dini mekanları, mezarlıkları, doğal güzellikleriyle
önemli ve eski bir yerleşim bölgesi. Eyüp’ten
Eminönü’ne kadar tüm Haliç’in tepeden görülebildiği
Pierre Loti Kahvesi, yerli ve yabancı turistlerin
oldukça ilgi gösterdiği bir yer. Osmanlı kültürüne
ve yaşayış biçimine hayranlık duyan yazar Pierre
Loti, İstanbul’da bulunduğu dönemlerde bu kahveye
sürekli gelirdi. Özellikle nargileye meraklı
olan Loti, burada saatlerce oturur, insanlarla
sohbet ederdi.
Kahvehaneye, Eyüp’ten arabayla veya mezarlıkların
içinden geçen patika yoldan yaya olarak ulaşılabiliyor.
Hafta içi öğlen saatleri dışında, oldukça kalabalık
olan Pierre Loti Kahvesi’ne turistlerin yanı
sıra İstanbullular da ilgi gösteriyor. Kahvenin
arkasında kalan bölümde ise inşaatı bitmiş ve
faaliyete geçmesi beklenen , eski İstanbul evleri
şeklindeki apart hotel evleri, restoran ve kafeden
oluşan bir kompleks bulunuyor.

Eyüp oyuncakları, düdüklü seramik ibrik ve topaçlar.
Eyüp oyuncakları bir zamanlar
çok meşhurdu, bu gelenek
yeniden canlandırılmaya çalışılıyor.

Eyüp Camisinin görünüşü.
Bu Fatihin Yaptırdığı Cami değildir. Eski cami
depremde yıkılınca
1860 lı yıllarda aslına uygun olarak yeniden
yapılmıştır. Bununla ilgili sitemizdeki
“Eyüpte
Bir İftar Vakti” başlıklı makalemize bakınız.

Türbe ve dua eden yeni
evli bir çift. Türbe caminin avlusundadır. Önünde
İnsanların dua ettiği yer türbenin giriş kapısı
ve penceresidir. Bu yaldızlı pencereden bakıldığında
da türbenin içi görülmektedir. İçerisi bazen
çok kalabalık olduğunda ziyaretçiler pencerenin
önünde dua etmektedirler.

Eyüp Camisinin mezarlıklar
arasından görünüşü, bir Ünye’li Kaptan’ın
mezartaşı ve salep fıçısı. Eyüp mezarlığında
gömülü dokuz tane Ünye’li vardır.

Eyüp sanki Osmanlı İmparatorluğu’nun
arşivi gibidir, her köşede tarihli
İlgili bir şeyler vardır.

Kafe’nin önünden Haliç’in
görünüşü ve bir cellatın mezar taşı. Cellatların
mezar taşlarında hiçbir
yazı ve isim bulunmazdı kırk santim genişliğinde
bir veya birbuçuk metre boyunda olurlardı. Eyüp
mezarlıklarında çok az sayıda kalmıştır. Cellatlar
normal mezarlığa gömülmezlerdi, mezarlıkları
ayrıydı. Müslüman Osmanlı bu can alan insanları
kendi ölüleri ile aynı yere yatırmazdı. Bununla
ilgili sitemizdeki “Cellat
Mezarlığı” başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.

Mezarların arasında kalmış
bir cellat mezarı taşı, eski bir Eyüp evi ve
Aziyade

Eyüpte dini kitaplar satan
bir kitapçı ve bir Osmanlı deniz paşasının mezar
taşı..
Taşın ucuna dikkat ederseniz
kırılmış gibidir, bunun anlamı paşa başladığı
bir seferi tamamlayamadan vefat etmiştir. Mezartaşında,
yelken direği, yelken çapa ve dümen görülmektedir.

Mareşal Fevzi Çakmak’ın
kabri de Eyüptedir. Başucunda bir Türk Bayrağı
devamlı dalgalanmaktadır. Mareşal Fevzi Çakmak
burada eşi çocukları ile birlikte yatmaktadır.

Eyüpte halen eski İstanbul
sokakları ve evlerini anımsatan evler ve sokaklar
vardır.
Eyüp
Sultan Külliyesi

Eyüp Sultan Türbesi’nin
karşıdan görünüşü ve kalabalık ziyaretçi gurubu.
Görülen ağacı Fatih Sultan Mehmet İstanbul alınıp
mezar bulunduktan sonra mezarın yeri belli olsun
diye dikmiştir bir tanesi de ayak ucundadır.
Eyüp Sultan’ın sandukası görülen çini binanın
içindedir.

Türbenin başka bir açıdan
görünüşü

Evlenen çiftler buraya
gelir mutlu bir evlilik için dilek dilerler,
dua ederler.
Eyüp Sultan’ın kabri
bu altın parmaklıklı pencerenin arkasındaki
oda içinde
Parmaklıklarla çevrilmiş
yüksekçe başka bir odanın içindedir.
EYÜP SULTAN TÜRBESİ VE
KÜLLİYESİ
Eyüp’ün merkezinde, Haliç kenarındadır. Külliye, camii, türbe, hamam
ve günümüze ulaşmayan medrese ve imaretden oluşmaktaydı.
Külliyenin ilk inşa edilen kısmı türbedir. Bu
türbe, sahabe olan ve Hz. Muhammed`i Medine`ye
ilk geldiğinde evinde misafir eden Hz. Ebu Eyüb
el-Ensari`ye aittir. Halk arasında "Eyüp
Sultan" olarak adlandırılan bu zat, Emeviler`in
668-669`daki İstanbul kuşatmasına katılmış ve
şehid olmuştur. Mezarının bulunduğu yer İstanbul`un
fethinden sonra, Fatih Sultan Mehmed`in hocası
Akşemseddin tarafından bir rüyada keşfedilmiştir.
Fatih, bu mezarın üzerine türbe inşa ettirmiştir.
1459 yılında, yine Fatih Sultan Mehmed tarafından, türbenin yanına
cami, medrese, imaret ve hamam yaptırılmış,
böylece külliye oluşmuştur. Caminin 17.50 metre
çapında bir ana kubbesi ve 1723 yılında eskilerine
göre daha uzun olarak inşa edilen iki minaresi
vardır. Camii içi süslemeleri oldukça sadedir.
Bu açıdan 18. yüzyıl camilerinden farklıdır.
Ama mihrabındaki altın yaldızla kaplanmış süslemeler dikkat çekicidir.

Türbenin içi, Eyüp Sultan’ın
sandukası gümüş parmaklıkların arkasındadır.
İç mekandaki Peygamberimizin
ayak izi.
Bu dört fotoğraf Eyüp
Belediyesi internet sitesinden alınmıştır.
Külliyenin en önemli öğesi, diğer bütün külliyelerden farklı olarak,
türbedir. Türbe sekizgen planlı ve tek kubbelidir.
Türbe dışındaki ve iç duvarlarındaki çiniler,
ahşap sandukanın üzerindeki simle işlenmiş yazılarla
süslü örtü ve sandukanın önünde bulunan saf
gümüşten korunağın her biri, birer sanat şaheseri
sayılmaktadır.
Külliyeye dahil olan hamam günümüze kadar ulaşabilen en eski Osmanlı
hamamıdır. Medrese ve imaret ise günümüze ulaşmamıştır.
Ayrıca, Eyüb Sultan`a verilen büyük değerden
ötürü, bir çok kimse mezarının burada olmasını
istemiş; bunun neticesinde de külliyenin etrafı
yüzlerce yıl boyunca türbe ve mezarlarla kaplanmıştır.
Etrafında bulunan bu türbeler ve mezarlarla
Eyüp’ün simgesi haline gelmiştir.
|
PİERRE LOTİ'YE ULAŞIM
Taksim'den Eyüpsultan'a
55 T otobüsüyle ulaşmak mümkün Eminönü'nden
Alibeyköy, Küçükköy ve Gazi Mahallesi'ne
giden otobüslerinin çoğu Pierre Loti'nin
altından geçiyor. Şehir Hatlan'nın Haliç
vapuru Üsküdar'dan kalkarak Haliç iskelelerine
uğrayarak Eyüp'e geliyor. Arabayla gidenler
Eyüp'e ulaştıktan sonra stat tarafından
Üçşehitler Caddesi'ne yöneldiğinde Pierre
Loti tabelaları takip edilmeli. Turistik
tesislerin 20 arabalık otoparkı ücretsiz.
|
Kaynaklar
: Mehmet Nami Haskan, Eyüpsultan Tarihi,
Eyüpsultan Vakfı Yayınları, İstanbul 1996.
Vikipedia Türkiye : Eyüp
Sultan Camii
(Detaylı bilgi almak için tıklayınız)
Fotoğraflar ve yazı : Yaşar KARADUMAN
www.unyeses.net
haber@unyeses.net
yasar.karaduman@gmail.com
Konu ile ilgili sitemizdeki “Eyüp’te
Bir İftar Vakti” adlı makalemizi okuyabilirsiniz.