Haber-Kritik

Çok uzun yıllar önce Ünye’de yayınlanan tek bir yerel gazete vardı. “Şirin Ünye Akkuş Sesi” Gazeteyi dört kişi çıkarıyorduk, sahibi ve dizgiciler Samsun’lu tek Ünye’li bendim. Gazete sahibi Ünye’yi tanımadığı için yazı ve haber tümüyle benim üzerimdeydi. Ben gazetenin kadrosu olmayan Yazı İşleri ve Genel Yayın Müdürüydüm, kendimden başka elamanım yoktu diğer iki kişi dizgi ve baskı ile uğraşıyorlardı, gazete 1890 yılında imal edilen bir makinede basılıyordu. Bu makine de ben, bugün halen işim olan mesleği öğrendim, ve halen Ünye’de çalışır vaziyette durmaktadır. Bugün bu gazete genç ve idealist arkadaşlarımın elinde “Şirin Ünye” adıyla kırkbeş yıldır yoluna devam etmektedir.

Her zaman olduğu gibi o günlerde de en çok eleştirilen belediye ve başkanıydı. Belediye Başkanı büyüğüm Rahmetli Mithat Kısacıkoğlu kıt olanaklara rağmen uğraşıyordu. Bize de kızıyordu eleştirdiğimiz için. Bir keresinde de bizi topyekün mahkemeye vermişti. Onatlı yaşında bir çocukken Ünye’de ağır ceza mahkemesi yargıçlarından kurulu Toplu Basın Mahkemesinin karşısına çıkmış korkudan tir tir titremiştim. Bu Ünye’deki ilk Basın Davası dır.

“Benimle uğraşıyorsunuz birkaç sene sonra göreceksiniz Ünye’yi, Venedik gibi yapacağım, önce koya bir ışıklı fıskiye, sonra Venedik’teki gibi gondollar getireceğim Ünyeliler bu gondollarda ışıklı fıskiyenin etrafında mehtaplı gecelerde boğaz sefası gibi sefa yapacaklar.” derdi. Gelmiş geçmiş belediye başkanları içinde en başarılısıdır Mithat Kısacıkoğlu, ikincisi ise İsmail Cerrahoğlu’dur. Cerrahoğlu o yıllarda biraz deneyimsizdi hoş olmayan şeyler yaptı. Bir dönem daha şanş vermek lazım.

Fıskiye yapıldı dediği gibi, ışıklandırıldı.. Ama gondollar gelmedi. Sonra fıskiye bir müddet sonra dalgalara dayanamayarak yıkıldı uzun müddet denizin ortasında bir o yana bir yana sallanıp durdu. Ona bakar bu milletin paralarının nelere harcandığına üzülür ve şaşardım. Bugün de öyle değimli? Pistinde fındık kurutulan ve inek otlatılan hava alanımız yok mu?

Ama gondollar yıllar sonra geldi..

 

Üç yıldır her Ünye’ye gelişimde bu üzücü ve çirkin manzaraya bakar taa gönülden bir aaah çekerim. Mithat Kısacıkoğlu büyüğümün getiremediği gondollar çirkin deniz bisikletleri olarak koya demir attı.

Bu yazı ile, parkın karşısında, şehrin en güzel yerinde kiraya verilen kirli paslı, boyasız hayati tehlikesi bulunan eski deniz bisikletlerine dikkati çekmek amaçlanmıştır.

Ünye, Karadeniz sahilinin en büyük kasabasıdır en güzel koya sahip birinci sınıf il adayı bir ilçedir. Kırksekiz vilayetten yüzölçümü ve nüfus bakımından da büyüktür, turizm diye diye, yeşil Ünye diye diye, şirin Ünye diye diye her platformda her şeyi ile uğraşmaktadır.

Sivil toplum örgütleri, belediye, internet siteleri, yerel basın, yerel radyo ve televizyonlarımız, Ünye’nin tanıtımı için didinmektedirler, gelenleri bu deniz bisikletlerine mi bindireceğiz?

 

Deniz bisikleti, deniz kıyafeti ile binilen plajlarda, tatil siteleri ve tatil köylerinde sınırlı bir alan içersinde kullanılmasına izin verilen bir deniz eğlence aracıdır. Böyle ulu orta şehrin en güzel yerinde kiraya verilmesi insanların günlük kıyafeti ile bindirilmesi hem Ünye için bir ayıp, hem de hayati tehlike taşımaktadır. Sınıf üstü bir ilçeye yakışmamaktadır.

Adam, Koyun en güzel yerinde yırtık bir plaj semsiyesinin altında dökük tahta bir sandalye atmış ve birde çarpuk çurpuk yazılarla yazılmış bir tabela yazarak bu çirkin şeylere insanları bindiriyor. Bazen iki kişi üç kişi dört kişi biniyorlar hiçbir can güvenliği yok görüntü çirkin insanlar günlük kıyafetli ile biniyorlar.

Hiç kimse bu tabloyu görmemektedir. Sabah akşam bir sürü Ünye aydını bu tabloya bakarak gelip gitmektedirler. Aslında konu birçok makam ve kuruluşu ilgilendirmektedir.

Basta Belediye, burayı kiraya mı vermiştir, kaç para almaktadır, alınan para sergilenen çirkinliği temizlemeye yeter mi? Atılan taş ürkütülen kurbağalara değer mi?

Maliye’yi ilgilendirir, bu vatandaş vergi mükellefimi dir, kazancını beyan etmekte midir?  Kaymakamlığı ilgilendirir can güvenliği yoktur derhal önlem alınmalıdır. Bir faciadan sonra bağrımız yanmasın.

Sivil Toplum kuruluşlarını ilgilendirir, şehrin koyunda görüntü kirliliği oluşturmaktadır. Yerel gazete televizyon ve radyoyu ilgilendirir bu bir haberdir.

Ünye’yi sevenleri ilgilendirir şık değildir,,.
Bir de beni ilgilendirir, çünkü ben Ünye’yi çok seviyorum.

Diyeceğim şudur ki, ben bu çirkin şeyleri Sayın Mithat Kısacıkoğlu’nun gelmeyen Gondollarına benzetip konuya bir mizah havası katmayı amaçlayarak dikkat çekmeye çalıştım.

Bana diyecekler ki,” Biz nelerle uğraşıyoruz, sen ne yazıyorsun?” Doğru, ama bunlar öyle para pul istemeyen hemen yapılabilen ve de çok yararlı düzenlemelerdir. Arada bir bunlarla da uğraşın.

Sevgili dostlar, Ünye’yi sevenler bu siteyi izleyin daha güzel konular var sırada.
Bakalım deniz bisikletleri ne olacak ?

Temmuz 2006, Ünye
Fotoğraflar : Berkhan Çağlar Karaduman