Ünye'nin Meşhur Paşası
"Ben yalı uşağıyım" sözü üzerine
Karadenizliler Tiryaki Paşayı paylaşamıyor..
Paşaya üç yer daha sahip çıktı..Üç mezarı daha bulundu..
Tiryaki Hasan Paşa konusunda yaptığımız araştırmaya ek olarak değerli arkadaşlarım bazı ipuçlarını takip ederek çok zayıf da olsa paşanın Ünyeli olabileceği ihtimali üzerinde çalışıyorlar.
"Bari Ünyeli değildir" demeyin, Yunus Emre'nin bile on yedi yerde mezarı var." Diyorlar.
Ben de bunun üzerine aşağılarda okuyacağınız mizahi öyküyü kurguladım.
Fakat önce şu satırları bir okuyun lütfen.
Benim yaptığım şey Paşa'nın Ünyeli olup olmadığını araştırmak değildi.
Ünye'de şu andaki mezarın içinde onun olmadığını kanıtlamaya çalışmaktı,.
Bununla uğraşırken mezardan benimde hiç tahmin etmediğim başka bir paşa çıktı.
Mezarlar ve paşalar karışmıştı.
http://www.unyeses.net/tiryaki2.htm linkinden araştırmayı okuyabilirsiniz.
Ünye'deki mezarın sahte olduğunu içinde onun olmadığını bulduk. Ünyeli olup olmadığı başka bir konu arzu eden arkadaş araştırsın.
Paşa'nın her yerde geçen meşhur bir sözü var:
"Ben yalı uşağıyım, hayatım denizlerde geçti" demiş.
İsteyenler Ünyeli diyebilir
Ünye'de bir sahil kasabası bir yalı kasabasıdır
Yalıkahvesi değil tabi paşanın kastettiği
Yalı, deniz kenarı demektir, çok geniş anlamda kullanılır nerede deniz varsa orası yalıdır..
Yalı sadece Ünye'de değildir. Karadeniz il ve ilçeleri hep yalıdır.
Sinop'tan Hopa'ya kadar her yerde yalı doludur. Hepsi yalı kasabasıdır.
Demek ki Tiryaki Hasan Paşa'ya Sinop'tan Hopa'ya kadar her il ve ilçe, sahip çıkabilir.
Ünye'de sahip çıkar Ünyelidir der. Ona ben karışmam.
İsteyen araştırabilir de.
Biz elimizdeki başka şeylere doğru dürüst bakalım önce.
Peki neden bir tek Ünye bu işi ciddiye aldı dersiniz?
Bir de mezar uyduruldu üstelik.
Ya yarın, Sinop çıkar derse ki Paşa Sinop'ludur
Ya yarın Fatsa çıkar derse ki Paşa Fatsa'lıdır, en güzel yalılar bizdedir, hatta Yalıköy bile bizdedir.
Ordu, Giresun, Görele, Trabzon, Vakfıkebir Rize, Hopa çıkar da Tiryaki hasan Paşa buralıdır derse ne olacak? Onlarda da yalı var. Onlar da yalı şehir ve kasabaları..
Paşa acaba hangi yalının uşağı?
Amasra, İnebolu, Batı Karadeniz'de çıkar yarın ortaya
Yarın Akdeniz de çıkar, paşa "Karadenizliyim" dememiş ki, "yalı uşağıyım, ömrüm denizlerde geçti" demiş. Yalı Akdeniz de yok mu? Antalyalılar çıkar yalı bizde de var hem de en alası. Paşa bizimdir der. Sonra bizde kalede var der, kalesiz paşa olmaz der. Sizin kaleniz bile yok
Kale Ünye'de de var, ama denizden uzak, ot içinde, daha yol bile yok gitmeye, geçen sene gitmeye kalktılar da telef oldular kale yollarında. Gösteriş olsun Ünye'de ne kadar kale meraklısı varsa döküldüler kale yollarına bir gösteriş bir gösteriş, tekmil Ünye basını da birlikte.. Fotoğraflar çektiler, basın yazdı çizdi sonuç yok. Otları kestiler ağaçları budadılar iş bitti. Kale yine yalnızlığıyla baş başa kaldı.
Biz Ünye'de elimizde olanlara bakalım, onları düzenleyelim temizleyelim yol yapalım bakıma alalım hizmete sunalım, bırakalım şu Paşaya kim sahip çıkarsa çıksın daha kıymetli şeylerimiz var.
Var ama hepsi perişan.
Kalemiz var yolu yok gitmeye,
Yunus Emre var vasıta yok görmeye, yol bozuk olduğu için taksi çıkmıyor.
Çamlık var, otel yapılacak diye kasten bakımsız bırakılmış
Kadılar Yokuşumuz var bakımsız ve çökmüş
Bakırcılar Arastası var, başka iş kolları tarafından her geçen gün işgal ediliyor, sokak korunamıyor, işyeri müsaadesi verilmemeli buraya, bakırcılar tek tek tükenmekte, kalanlarda dükkanlarının yarısında alüminyum ve teflon eşyalar satarak ayakta kalmaya çalışıyorlar
Elimizde kalan tarihi evlerimizi bir düzene koyamadık gelenlere gösterilmek için sıraya konmamış, nerde ne var bilinmiyor, bir liste yapılmalı. Hikayeleri ile birlikte toparlanmalı,
Hamamlar var yıkık perişan ve kapalı ve içler acısı durumda.
Tüm bunlar bilmem kaçıncı kez yazılıyor, elinde güç ve imkan olanlar bunlarla ilgilenmiyor, kendi görüşleri doğrultusunda öncelikli işleri var.
Biz takmışız Paşay.
Ünyeliler bir paşadan bıktılar bir de benden
Paşa bir gün nerde yatıyorsa mezarından kalkıp:
"Bre uşaklar yalu malu deyup Devlet-ü Osmaniyenin koskaca paşasına bir rahat vermedünüz, yahu.."
diyerek sopayla kovalayacak bizi.
Gelelim bu konudaki mizahi kurgumuza
Biz yukarıda yazdığımız ihtimali olmuş sayarak, yani Karadeniz il ve ilçelerinden bir kaçının da Paşaya sahip çıktığı varsayarak gelişmeleri bir mizah havası içinde yazdık.
Bakalım ne olmuş.
Tiryaki Hasan Paşa'ya Fatsa'da sahip çıkmış
Ünye'liler,in Tiryaki Hasan Paşa'ya sahip çıkmaları, Fatsalıları kızdırmış.
-Görimun Yusuf şu Ünyelileri? Gine bişi uydumuşlar. Kanije Kahramanı Tiryaki Hasan Paşa Ünyelü diilarmış. Bi de mezar yapmışlar
-Yapma yavv? Nerden bililarmış Ünyelü olduunu?
-"Ben yalu uşayım" demiş paşa.
-Başka?
-Başka bi ok dememiş
-Bilgin ne dimuş bu işe
-Bilgin'de kim lan abuzamzak, abuzamzak gonuşma
-Şu "Mitço Memed" in yazarı gavlak
-Onun işi başka.. O geçenlerde Ünye dünyadan 250 gram avur demiş onu ıspatla uğraşıyormuş, gafayı sıyırmak üzereymiş Amerika'dan Ünye ile Dünyanın tartılmasını talep etmiş, Amerika dartmış da gerçekten Ünye 5o gram avur gelmiş.
-Bu işe ki bakimuş
-Karaduman diye bi sıçalak
-Bırak şindi sıçala mıçala yalu bizde de var.. Ünye'de yalu ne arimuş?
- Var ya unların Yalıgahvesi yalusu
-Gelsinlerde yaluyu burada görsünler
-Lan olum Karadeniz sahil yolu yalu mu bıraktı Fatsa'da?
-Sen garışma…. iki metre gumluk bir yer buluruk, biz de Fatsa'ludur diyelim. Hem sonra bizim de Yaluköy'ümüz var Paşa kesin Yaluköy'lüyüm demiştir de onlar yalnız yalıyı yazıp köyü yazmamışlardır ben bilirim bu Ünyeliler çok uyanıktır, en uyanıklarını da belediye başkanı yaparlar bu paşa fışgısınıda önceki başkan garuşdumuş zaten.
-Ama onlar bir de mezar yapmışlar Paşa'ya
-Ne mezarı lan kimi sokmuşlar mezara?
-Onlar bulur sokacak adamı, bulamazlarsa gendüleri girerler. Şu Gavakdibi varya onların orda boş bir mezar bulmuşlar o boş mezara paşayı yatumuşlar.
-Olum onlarda gavak kalmadı ki dibi olsun, kavakları kırılmış kelaynak guşuna dönmüş
-Biz de Fatsaludur deriz
-Olmaz
-Neden olmasın "yalu uşağıyım" demiş ya bizim de yalumuz var, Fatsa'nın çıkışında Karadeniz Otoyolundan kurtulmuş birkaç metre kumluk var.
-Mezar yok mezarı nasıl uyduracağız?
-Bizim Kel Tahsin'in evinin arkasında birkaç sahipsiz mezar var biz de Ünyelüler gibi sahte bir mezar yapar içine sokarız paşayı. Kel Tahsin'i de paşanın soyundan deriz. Zaten Kel Tahsin Osmanlı gibi bir adam ben şüpheleniyordum bu herifte bir iş var diye. Kendisi de geçenlerde Delük Hüsnünün dükkanında benim böyük böyük dedem paşaymış ben de ona benzimuşum demiş
-Git lan uydurma.
-Ben yarım gaymakamlığa bir dilekçe veriyorum Ordu, Giresun falan uyanmadan.
Ordunun dereleri..
Ordulular Tiryaki Hasan Paşa Orduludur demişler.
-Başkanım, başkanım duydunuz mu?
-Neyi duydum mu?
-Tiryaki Hasan Paşa'yı?
-Ne olmuş Hasan Paşaya, gıyam mı eylemiş? (dirilmişmi?)
-Hayır Başkanım henüz değil, Ünyeliler ve Fatsalılar kavgaya tutuşmuşlar Ünyeliler paşayı Ünyeli Fatsalılar Fatsa'lı diyorlarmış
-Manyak mı bunlar ne işi var Tiryaki Hasan Paşanın Ünye'de Fatsa'da? Hekimoğlu mu bu Ünye Fatsa arası ordu da kurulsun sonra vurulsun?
-Vurulma yok başkanım mezar var, Paşa eceliyle ölmüş.
-Yav şunu bir baştan anlat bana nedir bu mezar ve paşa işi?
-Efendim Ünyeliler Tiryaki Hasan Paşaya sahip çıkmışlar, mezarı varmış Ünye'de
-Nerden anlamışlar Ünyeli olduğunu?
-Paşa "ben yalu uşağıyım"demiş
-Başka ne demiş, kim duymuş?
-Başka bir şey dememiş kitapta yazıyormuş
-Mezarını nasıl bulmuşlar
-Bulmamışlar efendim Fatsa'lıların anlattığına göre boş bir mezar varmış Kavakdibinde oraya yatırmışlar
-Sait Hocanın Kavakdibi Kargası Kargası görmemiş mi olayı?
-Karga, kavağın dalı kırılalı Niksar caddesinde Nalbur Yükselin çatısına tünüyormuş geçici olarak.
-Öyle şey olur mu? Yine uyanık bir Ünyelinin işidir bu, perde arkasında muhakkak bir dümen var bu kadarcık sözle paşa Ünyeli olur mu?
-Fatsa'lılarda ayaklanmışlar, en güzel yalı biz de hatta Yalıköy de biz de paşa kesin Fatsa'lıdır demişler.
-Ama mezar Ünye'de..
-Fatsa'da da varmış efendim mezar.
-Olmaz öyle şey, biz vilayetiz, paşa Ordu'ya yakışır sonra bizim her tarafımız yalı maşallah, yalıdan başka bol ne var Orduda? Zaten bu Ünyeliler ne varsa aldılar elimizden yakında vali ile makamını da Ünye'ye götürecekler vali haftanın üç günü Ünye'de. Her seferinde bir bahane uydurup Ünye'ye kaçıyor, Ordu valisi mi Ünye valisi mi anlayamadık. Ünye yakında vilayet olacak ya vali antreman yapıp ısınma turları atıyor. Yakında Şirin Ünye Gazetesinde köşe yazarlığına başlarsa şasma. Çimentoyu da zamanında öyle yaptılar kaptıkları gibi Cevizdere yalısına kurdular, sonra bacasından çıkan küller etrafa dağalınca şeylerini yırttılar. Ben başkanı ararım şimdi paşa için.
-İyi de biz de mezar yok ki
-Onlarda da yoktu, uydurmuşlar, biz de uydururuz bir mezar
-Her yerde bir mezar olur o zaman
-Olsun, Yunus Emre'nin on beş yerde mezarı yok mu? Paşanın da olur. Turist murist gelir Kanije ile kardeş şehir ilan ederiz.. Bütün Macaristan Orduya gelir, aha sana turizm patlaması. Kızım bana Ünye'yi bağlar mısın önce.
-……………………
-Alo alo.. Buğdaycıoğlu sen misin?
-Benim Başkanım buyurun, nasılsınız?
-Sağol sağol da bu mezar işi nedir?
-Ne mezarı Başkanım?
-Yavv, Yunus Emre'ye sahip çıktınız bir şey demedik çimentoyu aldınız yine ses etmedik, daha bir sürü ıvır zıvırı size verdik, biz ne zaman bir şey yapmaya kalksak şeyinizi yırtıyorsunuz o bizimdi, kaçırdılar Orduya diye. Vali bile taksit taksit Ünye'ye tüyüyor şimdi de paşayı da yatırmışınız Ünye'ye.
Hangi Paşayı efendim, ne paşası?
-Hasan Paşayı, Hasan..
-Bizde paşa maşa yok efendim bir yanlışlık olmasın
-Yok da o Kavakdibinde yatan kim? Tiryaki Hasan Paşa diye taş koymuşunuz başına bir de fatih diye yazmışınız taşına, adam fatih mi?
-Bu fışgıyı benden önceki başkanlar garuşdumuş önceki başkanlar yapmış efendim, bizimle ilgisi yok..
-Kaldırın kardeşim paşa önce bize yakışır, ben yalı uşağıyım demiş adam en güzel yalılar bizde, sizde yalı mı var, son yalıyı doldurup da park yapacağız diye mezbele halde bırakmadınız mı? Hala uğraşıyorsunuz bir şey olduğu yok şarapcılar içip içip işiyorlar içine. Tabelayı dikmişiniz bir halt ettiğiniz yok, önce Cumhuriyet Meydanını bitirin. Her tarafı hallaç pamuğu gibi atıp bıraktınız, hiçbir iş bitmedi, Cumhuriyet Meydanı perişan, Aynikola sahilleri perişan Atatürk Parkı perişan.. On metre kumluğunuz kaldı Yalıkahvesi'nde oraya da iki koldan lağım akıyor. Öyle yalı mı olur. Geçen yazın sizin Yunus Emre parkında oturup bir çay içeyim dedim kokudan içemedim kardeşim, sizin koy kokuyor. İskeleyi yapmışınız amma, altı kaval üstü davul olmuş. Bir de o paslı deniz bisikletlerini getirip koymuşunuz koya, ayıp ayıp bunlar Ünye'ye yakışıyor mu köy mü burası.Neyse sen kaldırıver başkan mezarı bir zahmet.
-Kaldıramam sayın başkanım, bu mezar işi biraz karışık, sakata gelmeyelim, evliya mevliya diyorlar, bunu bir Sadettin Teksoy'a sormam lazım önce, mezar işinden o anlar, eskiden teşebbüş etmişler de dozerler kaldıramamış, kepçeler kırılmış biz daha kepçeleri yeni aldık kırılırsa bir daha alacak paramız yok. Zaten benim başım su çamlık işinden halkla dertte, karizma gidiyor elden bir de mezarı kaldırırsam kesin beni İskeleden denize atarlar, bu sefer beni emmimin oğlu bile kurtaramaz.. En iyisi sizde bizim gibi yapın mademki en güzel yalı sizde, siz de bir boş mezar bulun oraya yatırın. Aman dikkat edin bizimki gibi renkli mozaikten falan olmasın, şöyle Osmanlı tarzı bir mezar yapın, taşını yazarken dikkat edin yanlış manlış yazmayın, bu gazeteci ve araştırmacı takımı ortalıkda fıldır fıldır dalaşilar garuşdumadıkları fışkı kalmadı.
Giresun
"Giresundan öteye giderum yali yali.."
Duydun mu Yusuf Ordu'nun Ünye ve Fatsa ile kavgasını?
-Yoo ne olmuş yine? Bunların da kavgası hiç bitmiii.
-Mezar ve paşa yüzünden
-Ne mezari ula?
-Tiryaki Hasan Paşanın mezari
-Haçan Tiryaki Hasan ölmüş mü?
-Lan oğlum paşa öleli çok oliii.
-Ne zaman daa. Ben neden duymadum?
-Sen nerde duyacasun oleli kaç yuz sene geçmuş.
-Neden kavga edilarmış madem o kadar olii öleli.?
Ünyeliler başlatmış kavgayı, paşa Ünyelidir demişler hemen bir mezar uydurmuşlar başına da bir taş dikmişler Kanije Fatihi diye.
-Desinler varsınlar bize ne oli daa.?
Belki paşa buraludur
-Nerden buralı olacak şaşuma daa.
-Ünyeli oli da neden buralı olmii..Fatsa'lılar ve Ordu'lular da sahip çıkmışlar Fatsa'da da mezarı varmış. Ordu kızmış biz vilayetiz paşa bize yakışır diye
-İyi de bunlar nerden anlamışlar, paşanın Ünyeli veya Fatsali olduğini? Paşa kavun mu ki? Hem sonra paşa öleli kaçyüz sene olmuş diyorsun bunlar kaçyüz senedir nerdeymişler?
-Paşa yalı uşağıyım demiş, demez olaymış milletin başına iş açmış, herkes tutmuş bu lafın kuyruğundan dediği de belli değil ya duyan yok eden yok.
-Şimdi yandık işte, nasıl da kaçırdık işi. Ben tahmin etmiştim zaten şu bizim yalılara bakıp bakıp aah bu yalılardan ne aslanlar çıkmıştır diye hep düşünürdüm demek doğruymuş o aslan kesin bizim yalıdan çıkmıştır.
-Yavv olur mu öyle şey, uydurma şimdi sende.
-Neden olmasın sen hayatinda bizim yalıdan güzel yali gördün mi? Topal Osman bizden çıkmadı mi, Topal Osman'ın dedesi kaptan değil mi. Belki Hasan paşa Topal Osman'ın büyük büyük dedesidur. Ben şimdi anladım Topal Osman Ağanın gizli gizli Ünye'ye gidişini Atatürk Samsun'a çıktığı zaman Atatürkle buluşmaya Merzifona gitmek için önce Ünye'ye uğramıştı. Paşa kesin buralıdır, isteyen olmadığını ispat etsin, biz buralı değildir diyemeyiz bu durumda
-Mezar işi ne olacak onlarda mezar var bizde yok kj.?
-Bizde de var. Ordu yolu üzerinde bir sürü eski mezar var, üstelik hepsi de sahipsiz. Hem de mezarlar Osmanlı usulü buradan kesin yırtarız. Öyle Ünye'deki gibi ucuz mozaikten yapılmamış. Bizdeki mezar kesin tutar onlar gav çakayiler.
TRABZON
"Oy Trabzon Trabzon"
-Ula Temel göreyimisun habu uyanuk Unyelileri
-Ne olmiş ki?
-Tiryaki Hasan Paşa Ünyelidur diyilarmış
-Tiryaki Hasan Paşa kimdur daa?
-Eskinin böyük paşalarından Kanije gahramanı
-Nerden bililarmış?
-Paşa ben yalu uşağuyum demiş
-Uyy.. yali bizde de vardır daa, hemde en iyi yali bizum yalidur hem benum dedemun dedesunun desesunun dedesu da paşa imiş, görmiyimuzun bendeki paşa tipini,geçen de birusu bana, sen eki paşalardan birune penzeyusun ama çıkaramadim uşağum, demuştu, demek anlamiş adam
-Ula gonişma zevzek zevzek. Hem Ünye'nin paşaya ihtiyacı mı var. Orada herkes paşadır. Hatta eskiden Paşa Avni vardı, Paşa Niyazi vardı, çok eskilerden Süleyman Paşa vardı sarayından bugün yalnız duvarlar kaldı, Karadeniz'in paşası en bol yeri Ünye'dir.
Hem sonra bir sürü yeni paşa oldu Ünye'de.. Şehremini Arpacızade Ahmet Paşa, şehremini vekili İrfan Paşa, ve maiyet müdürleri hepsi paşa. Mebuslardan Çerkezzade Cemal Paşa, Enerji Nazırı, Kelleroğlu Hilmi Paşa.. Kurnalı Müftüzade Nail Paşa.. Önde gelen paşalardır. Karadenizde paşası en bol yer Ünye'dir.Paşadan geçilmez..
-Demek o yüzden işler yürimi Ünye'de
-Elbette, horozun çok olduğu yerde sabah erken olurmuş.
Paşanın çok olduğu yerde de aynen horoz işi gibi, herkes paşa olunca emir verecek alt kademe kalmıyor ve işler sarpa sarıyor. Herkes proje yapıyor fakat projeyi uygulayacak adam bulunamıyor. İşler Duvarcı Kel Hasan'a kalıyor. Kel Hasan'ın sağ gözü iyi görmediği için duvar kendisi gibi yamuk oluyor. Bu defa halk kızılca kıyameti koparıyor. Bu nasıl duvar diye. Birisi yarım olsun diyor, biri parça parça olsun diyor. Atmacazade Arip Paşa şaşumuş durumda bana tarif gerekmez ben zaten arifim diyor ve ekliyor, hasımlarım yollara diktiğim manolya ağaçlarını çalmışlar. At kestanelerini kimse beğenip almamış Rüstiyede Müderris Tapçızade Yahya Efendide son günlerde başıma bir saat kulesi işi çıkardı. Şu bizim Ünyelileri hiç boş bırakmaya gelmiyor, hemen bir fışkı garuşdurilar.
-Birak şimdi horozi, arifi tarifi de ne edeceğuz paşa işini.
-Alsunlar başlarına çalsınlar paşayi,biz işimize bakalım, aradan geçmiş beşyüz sene, buralı olsa ne olur olmasa ne olur? Biz geriye takılıp kalmayalım yapacak başka işlerimiz var. Zaten kazdikleri kuyuya düştüler. İleride onlar paşayı hep atmaya çalışacaklar ama paşa onlara yapışmış vaziyette.
Şimdi millet seçim işi ile meşgul. İleride daha ne yakası açılmamış paşalar çıkacak ortaya.
Bu Ünyeliler paşa hastası paşa.
Yaşar Karaduman
Mecidiyeköy Mayıs 2007-05-24
yasar.karaduman@gmail.com
Açıklama:
Hikayenin başındaki resim, Eskişehir'den gerçek Kanije Kahramanı Tiryaki Hasan Paşa'nın dokuzuncu kuşaktan torunu olduğunu iddia eden Serhat Tiryaki tarafından gönderilmiş ve bu güne hiçbir yerde yayınlanmamıştır. Resmin tüm hakları Serhat Tiryaki'ye ve sitemize aittir. Kopyalanması ve alınması başka yerlerde kısmen ve tamamen kullanılması yasaktır, Serhat Tiryaki ve sitemizin izni gerekmektedir.