|
Gözümüzün Önünde Bir Tarih
Batıyor
Kadılar Sokağı-Bakırcılar Sokağı
“Kadılar Sokağı” yazdım, herkes “Kadılar Yokuşu”
diyor. Sokağın başındaki tabelada işe “Kadılar Yokuşu
Sokağı” yazıyormuş, bakıp fotoğrafını çekecektim
unuttum. Biz de çocukluğumuzdan beri “Kadılar Yokuşu”
olarak bildik, ama yanlışmış. Son Kadı Hilmi Kadı’nın
halen sokaktaki dede evinde oturan torunu Hilmi
Bey, buraya “Kadılar Yokuşu” denmesine tepki gösterip,
-Buranın ismi Kadılar Sokağı
diyor.
Zaman içinde Kadılar Sokağında fazla
bir şey kalmamış. Burada yerleşim üçyüz yıl kadar
önce başlamış, Üçyüzyıl kadar önce burada yerleşen
bir kadıyı diğer kadılar takip ederek yüzyıllar
içinde hep burada oturmuşlar. Genelde sokağın yukarı
çıkarken sol tarafına konaklarını yaptırmışlar.
İlk yerleşim den yani üçyüzyıl kadar
önce yerleşen ilk kadı ve onu takip eden kadıların
yaptırdıkları konaklardan hiçbiri günümüze ulaşamamıştır.
Bugün ayakta olan konaklar ikinci ve üçüncü defa
yapılan konaklardır. Birincilerden günümüze sadece
çok az olmak üzere giriş kapıları ve bahçe duvarları
ulaşmıştır. Burada araştırma yapan konun uzmanları
tarih araştırmacıları ve sanat tarihçileri taşlara,
mimariye bakarak bu sonuca ve ulaşmaktadırlar. Bu
taş ve cümle girişleri taş kapılar da yılar içersinde
birkaç defa onarım görmüşler üçyüz yıl öncesinden
çok az bir bölüm, direk ve sütün orijinal olarak
kalmıştır.

Kadılar Sokağında terkedilmişlik ve
büyüyen otlar.
Evlerin ikinci ve üçüncü versiyonları
da zaman içinde onarım görmüştür. Sokaktaki son
kadı Hilmi Kadı olmuştur. Hilmi kadının 125 yıl
önce yaptırdığı evinde bugün aynı adı taşıyan torunu
Hilmi Bey dedesinin hatıraları arasında huzurlu
bir hayat sürmektedir.
Sokağın hali perişandır. Otlar bitmiş,
sağda solda inşaat artıkları pis bir sokak, terkedilmiş
bir yer havası vermektedir. Sonra gelen misafiri
biz kolundan tutup buraya getiriyoruz, herhalde
o insanlar gülüyordur bize.
Kadılar Sokağımız var diyoruz sokak
perişan, kalemiz var diyoruz, gitmeye araç yok,
Yunus Emre var diyoruz nasıl gidilecek, yirmi milyon
taksi parası verip de mi gidecek turist oraya? Hep
var diyoruz hep konuşuyoruz hep konuşuyoruz. “Çöplerimizi
bile almaya gelmiyorlar, şehrin göbeğinde bizi unuttular”
diyor sokakta oturanlar.
Hemen devamında Bakırcıklar arastamız
var, o kadar güzel ki her taşını her dükkanını her
tahtasını özenle koruyup saklamamız lazım. Orada
birkaç dükkanın elli yıl kadar öncesini hatırlatan
iç düzenleri, kalay yapan ocaklar, bakır dövülen
tezgahlar o kadar tabii ki insanın içi doluyor.
Dükkanların taşları kapıları, kepekleri kepenk tahtları
bulanamayacak kadar orijinal ve otantik. Bunlar
kaybolursa oturup bu sokakta ağlarız birgün.

Fotoğrafın sağında tarihi sokakta
esnafın acemice yaptığı yayakaldırımı
Birkaç hafta önce esnaf bu güzelim
sokağa hiçbir yere sormandan yaya kaldırımı yapmış,
hatta yaya kaldırımı yaparken, taşları biz aldık
siz de ustayı veri demişler belediyeye, yahu siz
ne yapıyorsunuz diyen olmamış. Köy camilerinin tuvaletlerine
döşenilen ucuz kırmızı taşlardan yaya kaldırımı
yapmışlar bu tarihi Bakırcılar Arastasına.
Bu sokaktan hergün gazetecisi geçer,
televizyoncusu geçer, memurlar, öğretmenler, mimarlar,
mühendisler Ünye’yi sevmeyi tekellerinde tutup bize
bırakmayanlar ve hatta tarih hocaları da geçer hatta
bana bu gibi şeyleri sevdiren hocam da geçer, ne
bu sokağın halini ne de kırmızı hela taşlarından
yapılmış yamuk yumuk yaya kaldırımı, ne kadılar
sokağını görürler ve ben işe hep şaşarım, elimden
bir şey gelmez. Sonra bunlar gelen misafiri turisti
bu perişan yerlerde dolaştırırlar, sonra da öğünürler
bizde bunlar var diye.
Gidilemeyen Yunus Emre Türbesi, çıkılamayan
kale, kapalı hamam, yıkık dökük hamamlar, otları
bile yolunmamış Kadılar Sokağı, perişan Bakırcılar
Arastası, kitabesi yanlış yazılan Tiryaki Hasan
Paşanın uydurma arabesk mezarı, kayıkların istilasına
uğramış ve çöplük olmuş güzelim koy, çürük ve paslı
deniz bisikletleri, sağı solu çöplük olmuş, sıkışan
şarapcının Asarkayaya karşı durup denize işediği
Yüzyıl, bunlarla mı biz turizm iddiasında bulunacağız?
Duyarlı bir Ünye’li vatandaş olarak
gittim sordum. Bana, bu Kadılar Sokağı be Bakırcılar
Arastası hakkında bilgi verin dedim. Belediye Basın
ve Halkla İlişkiler Müdürü, buraların en kısa zamanda
yeniden düzenleneceğini o nedenle bir şey yapılmadığını,
esnafın yaptığı kaldırımdan haberleri olduğunu,
gelecek yıl geldiğimde bambaşka bir Kadılar Sokağı
ve Bakırcılar Arastası göreceğimi söyledi bana.
Ne kadar sevindim bilemezsiniz.
Gelecek yıl da gelir, aha ben bu yazıyı
alıp duvara asıyorum, bir sene sonra bunlar olmazsa
müdürün önüne koyarım.
Fakat gelecek yıla kadar daha çok zaman
var bu zaman içersinde bir sürü misafir ve turist
gelecek ve buraları görmek isteyecek. bari sokağın
otlarını yolun, bunlar fazla para istemez.
Yaşar Karaduman.Ünye.Temmuz.2006
yasar.karaduman@gmail.com
www.unyeses.net
|