Prof.Dr. Sait KAPICIOĞLU

Dünya için Roma ne ise Ünye için de Kavak Dibi aynıdır. Tüm Ünye'lilerin nihayet geçecekleri meydan Kavak Dibi'dir. Dükkanlar, camiler, sebzeci sergileri, cambazhaneler, belediye ve hükümet konağı, paşabahçe hep burada yerleşmiştir. Ünyeliler bu meydanda ayaküstü sohbetlenir, alacak, verecek veya kişisel meselelerini burada çözerler. Sinema ve hükümet tellalları halka burada seslenirler. Velhasıl Kavak Dibi Ünye'nin her şeyidir.

İsmini meydana veren Kavak lakaplı çınar ağacının 250 yıllık olduğu söylenir. Kavak ağacının dikildiği yıllarda dünyaya gelen Memo ( Memory*) isimli karga kavak ağacını kendine mekan edinmiştir. Yaz-kış, yağmur-güneş her zaman Kavak Dibi'ni izlemiş ve kaydetmiştir. Babalarımızı, dedelerimizi, dedelerimizin dedelerini 250 yıllık sürede tanımıştır. Kavak ağacında vatan hainlerinin ipe çekilmesini gözlemiştir.

Memo, Ünye'ye 150 yıl hükmeden sancak beyleri Serdaroğulları'nı tanımıştır. Paşa hanımlarının "kimseye deymeme, devamlı el yıkama, yan - yana yürümeme" gibi tuhaf huylarının olduğunu bilmektedir. Bugün itibarlı olan bir ailenin, paşaların yanında marabalık yaptığını söylemektedir. Paşaların evinde ölen bir hizmetli yüzünden huylu paşa hanımı, hamam yakınındaki evine artık hiç girmemiş ve buraya maraba yerleştirmiştir.

Saray Camisinin hapishane olduğu ve burada yatanların listesini Memo bilmektedir. Bayramlarda halkın Kavak Dibi'nde toplandığına, kadınların çınarın dibindeki yüksekliğe dizildiğine, davul - zurna ve kemençe eşliğinde iki gün iki gece oyunlar oynandığına Memo şahit olmuştur. Kavak Dibi'nden Kırım, Trablusgarp, Kafkas cephelerine, Rus Harbi'ne, Çanakkale Savaşları'na anaların, babaların ve yavukluların feryatları, davulların gümbürtüsü ile asker uğurlamalarını Memo gözlemiştir. Savaşlara gidip de gelmeyen ve ne yazık ki unutulmuş, kimsenin hatırlamadığı Ünye Şehitleri'nin listesini de bilmektedir.

Ünye'nin gelmiş geçmiş meşhur delilerinin adlarını kaydetmiştir. Ecünlü Deli İsmail, Albay İsmail bunların önemlileri olduğunu söylerken, acaba adı İsmail olanların hep deli mi olduğunu bize sormaktadır.

Parktaki çinkolu varendada Ünye'li gençlerin fasıllarına Memo da eşlik etmiştir. Memo, dedesi Kesmo'dan (Kesmük) işittiklerini de naklettiğinde 750 yıllık bir Ünye tarihini bize nakletmektedir. Memo, Kavak Dibi'nde yatan Tiryaki Hasan Paşa olduğu söylenen kişiyi hiç hatırlamamaktadır.

Memo ecdadımızı tanıyan ve halen hayatta olan canlı bir tarihtir. Eğer onun bağırışlarını duyuyorsanız, size geçmiş ve gelecekten mesaj veriyor demektir. Ünyeliler bu ecdat dostu Memo'ya yan bakmasın. Maalesef kargalar için menfaatçi olduğuna dair hikayeler uydurulmuştur. " Karga mandayı boş yere bitlemez. Karga tohum hırsızıdır. Karga tilkiyi bile kandırır." Bunların Memo felsefesinde yeri yoktur. Mustafa Kemal, çocukluğunda "tarlalarda karga kovaladı " diye kimse kargaları " Vatan haini " ilan etmesin. Kargalar için 100 türkü varmış; hepsi de peynir üzerineymiş.

Kargaların haberleşme ve güvenlik sistemlerini halen hiçbir ülke taklit edememiştir. Zekası hayvanlar aleminin en üst seviyesinde olan kargalar, yiyecek toplamada alet kullanırlar. Cevizi asfaltta araba lastiklerinde kırdırdıktan sonra kırmızı ışıkta trafik durmuş iken yola iner, kırık cevizi yermiş. Gümüş çatal, bıçak, küpe yüzük, saat kaybedenler, gidip karga dostu yiyecek verenlere sorarmış. Çünkü karga kendine dost olanlara bu kıyağı her zaman yaparmış.

Gelecekte insanlardan sonra dünyaya kargaların egemen olacağı çok muhtemeldir. Çünkü hristiyanların kutsal kitabı İncil'de vahiy olarak bildirilen "mahşerin dört atlısı"ndan 4cü atlının yayacağı salgın hastalıklarla kıtlık sonucu dünya insan nüfusunun kırılacağı kaçınılmaz gözükmektedir.

Bu yüzden ben bir karga yavrusunun eğitim ve bakımını üstlenmeyi çok istiyorum. Böylece anılarımızı 250 yıl taşıyabilecek kargaları saygı ve gıpta ile selamlıyorum.


Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu
Dünya Gastro-Med
Sindirim Sistemi Hastalıkları Merkezi Levent-İst.
e.mail: unyekap@hotmail.com