Araştırma
Kıblemizi Kaybettik
Yaşar KARADUMAN

Ünye’deki Kıbleleri Hatalı Camiler

Müslümanların namaz kılarken yöneldikleri taraf kıble cihetidir. Mekke’de bulunan Kabe binasının cihetine kıble denir. Kıbleyi bilmeyen bir kimse kendi araştırmaları sonucu tahmin ettiği yöne doğru döner. Bazı köy odalarında misafir odaları vardır, bu odalarda seccade kıble tarafına serilidir ve duvarda şöyle bir yazı vardır;

Ey misafir kıl namazı kıble şu yöndedir,
İşte leğen işte ibrik peşgir ise iptedir.

Kıble Müslümanlar için çok önemlidir, her hayırlı işimizde kıbleye yöneliriz. Kıbleye yönelik işlerimizde, bereket hayır ümit ederiz, hatta mezarda bile yüzümüz kıbleye dönük yatarız. İslam dini Kabe’yi Tanrıya ibadet merkezi olarak tanıtmış Müslümanlar arasında birlik ve düzen olması için dünyanın neresinde olursa olsunlar yüzlerini Kabe’ye yani kıbleye çevirmeleri emredilmiştir. Kıble kelime anlamıyla yön ve yönelinen taraf anlamına gelen bir kelimedir.

Bakara suresi 144 cü ayette “Ey Muhammet artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir, ey Müslümanlar sizde nerde olursanız olun yüzlerinizi o tarafa çeviriniz.” deenmektedir

Aşağıdaki fotoğraflara iyi bakın ve unutmayın

MESCİD-İ AKSA

Mescidi Aksa Müslümanların ilk kıblesi ve harem mescidlerin üçüncüsüdür. Yüce Allah
Kur'an-ı Kerim'de Mescidi Aksa'dan adıyla söz etmekte ve bu mescidin etrafının
mübarek kılındığını bildirmektedir.

KUBBETÜL SAHRA


Kubbetül -Sahra’nın dıştan görünüşü

Hz Muhammed’in miraca yükselirken bastığı rivayet edilen, Hacer-i muallaka olarak da
adlandırılan bir kayanın üzerine daha sonra  Kubbetul-Sahra adı verilen bu mescid
yapılmıştır. Sekiz gen ve süslü bir şekilde olan bu mescid, Türkiye'de genellikle
Mescid-i Aksa ile karıştırılmaktadır..

Mescidi Aksa, bu mabedin önünde yani kıble istikametinde
 yer almakta ve her ikisini birden içine alan etrafı surlarla çevrili bölgeye
Harem-i Şerif adı verilmektedir


Bu fotoğrafta sağdaki kubbesi yaldız olan Kubbetül Sahra, sol tarafta bakımsız küçük siyah
kubbeli pencereli bina Mescid-i Aksadır. İkisinin bulunduğu bu yerin adı ise Harem- Şerif’dir.

Mescid-i Aksa’ya Yapılan Komplo
Hiç fark ettiniz mi? 
Ne zaman yerli ya da yabancı medyada
Mescid-i Aksa’dan bahsedilse 
Kubbetul-Sahra
Resmi belirir!
Bunun nedeni, toplumsal bilgisizlik meydana getirmektir.
Arkasında da gizli bir Israil planı! yatmaktadır.
Sionist kaynaklar bu resimleri çok ucuza, hatta bedavaya bütün dünyaya yaymaktalar. 
Müslümanlar da bu resimleri evlerine ve ofislerine asmakta.
Böylece yeni nesiller iki mescid arasindaki farkı ayırd edemeyecek hale gelmektedirler.
Israil Mescid-i Aksa resmini Müslümanların hafızalarından çıkarmak istemektedir
Boylece gerçek Mescid-i Aksa’yı yıkıp yerine kendi tapınaklarını kimsenin tepkisi olmadan yapacaklardır.
Eğer karşı çıkan olursa Kubbetul-Sahra resmini gösterip yıkmadık işte görüyorsunuz ya diye kendilerini savunabileceklerdir. 
Ne plan
Tüm Müslümanlar bu komplodan haberdar olmalı ve diğer insanları Mescid-i Aksa hakkında bilgilendirmelidir.

Gelelim biz konumuza Müslümanların ilk kıblesi Kudüs’ deki Mescid-i Aksa’dır. Bakara Suresi’ndeki emir hicretin onyedinci ayında gelmiş ve kıble değiştirilerek Kabe’ye çevrilmiştir. Peygamberimiz Mekke’de iken de Mescid-i Aksa’ya yönelik namaz kılıyordu, Kabe’yi de kendisi ve Mescid-i Aksa arasına alıyordu, böylece her ikisine de yönelmiş oluyordu.

Medine’ye hicret edince sadece Mescid-i Aksa’ya yönelmesi gerekti, fakat Kabe arkada kalıyordu, ikisine yönelmek mümkün olmuyor, Kabe’yi arkasına almak istemiyor, üzüntü duyuyor, Kabe’ye yönelik namaz kılmak istiyordu. Bunu üzerine kıble değişimini bildiren ayet geldi (Bakara 144) ve kıble Kabe’ye çevrildi.

“(Ey Muhammed) Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu (haber beklediğini görüyoruz) İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. (Ey Müslümanlar) Sizde nerede olursanız olun, (namazda) yüzlerinizi o tarafa çevirin.

Kuran-ı Kerimde, eski kıble olan Mescid-i Aksa’ya yönelerek namaz kılın, kıbleniz orasıdır, şeklinde bir emir yoktu, peygamberimiz, Kudüs’ün peygamberler şehri olduğunu düşünür peygamberlere hürmeten Müslümanlar için kutsal sayılan Mescid-i Aksa’ya yönelik namaz kılardı, henüz Kuran da bir kıble emri yoktu. Mescidi Aksa Yahudiler için de kutsal sayılırdı, burayı ilk Süleyman Peygamber inşa etmişti, Yahudilerin meşhur ağlama duvarı bu tapınağın ilk duvarlarıdır, Peygamberimiz buradan miraca çıkmıştır, Müslümanların ilk kıblesi olmanın yanı sıra Hz. Muhammed’in buradan Miraca yükseldiğine inanılır. Namaz ibadeti Hz. Muhammet’den önceki zamanlarda da vardı, bugün bile bazı Yahudi ve Hıristiyan mezheplerinde bizim namaza benzeyen ibadet şekilleri vardır.

Kıble Nasıl Bulunur


Saray Camisinin içi, minber ve mihrap, yerdeki halılın serilişi düzgün

Yabancı bir yerde problemlerden biri de Kıble bulma meselesidir. Kıbleyi çevremize sorarak bulmak mümkündür ama en geçerli kıble bulma bir pusula edinmektir, sadece kıbleyi gösteren pusulalar vardır. Bunlar yoksa bazı yöntemlerle kıble bulmak mümkündür. Cami minarelerinin kapıları kıbleyi gösterir, kıble güneyden doğuya dokuz derecelik bir açıdır. Kıble Kabe’nin binası değil arsasıdır arzın derinliğini ve gökyüzünü de kapsar, her yerin bir kıble istikameti vardır orası bulunursa kıbleye dönülmüş olur, hastalık, düşman korkusu hırsızlık gibi hallerde kıbleden ayrılmak günah değildir. Kıble konusunda hala tereddütleri olanlar son olarak çevredeki Müslümanlara sorarlar, çocukların ve gayrimüslimlerin söylemleri dikkate alınmaz.

Kıble Açısı

Vaziyet planına tasarladığı camiyi yerleştirmeye çalışan mimar, caminin bulunacağı enlem ve boylamda kuzey-güney doğrultusu ile kaç derece olduğunu bilmesi gereken açıdır, kıble tayini için bilinmesi gereken ölçüdür.


Kıblesi çarpık olan ve çarpıklığı içine serilen halının çizgilerini otuz
Derece kadar çarpık serilerek düzeltilen Orta cami

Ünye’deki Camilerin Kıbleleri
Neden Hatalı

Bilinen kıbleleri hatalı camilerimiz, Saray Camisi, Orta Cami ve eski Büyük Cami ile mahalle ve köylerdeki eskiden yapılmış birçok caminin kıblelerinde belirli miktarlarda açı bozuklukları vardır. Bunlardan önemli olanları ve otuz kırk senedir söylenegelen Saray Cami, Orta cami ve Büyük Camidir. Bu camilerimizdeki bozukluklar hemen hemen yaşı ellinin üzerinde olan her Ünyeli tarafından bilinir ve her platformda öne çıkarılır. Bunlardan Büyük Cami yıkılıp yeniden yapıldığı için, mimar, mühendis ve coğrafyacı kullanılarak modern hesaplama ve ölçüm aletleri ile hatasız bir kıbleye kavuşmuştur.

Bu camilerimizin yapıldığı yıllardaki bilgi noksanlığı yapım esansında mimar, mühendis ve coğrafyacı kullanılmaması camiyi inşa eden usta veya kalfanın kıble hesaplama yöntemlerindeki noksanlık ve genelde kısıtlı bilgi nedeniyle camilerin kıblelerinde otuzbeş dereceye kadar yanlışlıklar yapılmıştır. Bu yanlışlıklar sonraki yıllarda modern ölçüm ve hesaplama aletlerinin bulunması ile ortaya çıkmıştır. Yalnız Ünye’de değil komşu il ve ilçelerde, tüm yurt genelinde kıblelerinde büyük küçük hata olan bir sürü cami vardır. Bunlarda küçük farklara dokunulmamakta büyük olanlar da bir takım düzeltmeler yapılmaktadır.


Çarpıklığı döşeme halısını otuz derece çarpık sererek
düzelten Ünye Belediye eski Başkanı İsmail Cerrahoğlu

Saray camisinde az olan açı farkı zamanla unutulmuştur, onbeş derecelik bir fark bulunan bu camimizde bir zamanlar cemaat, safları onbeş derece yamuk tutarken, yere saf çizgilerini gösteren bir halı serilince cemaat halının çizgisine göre düz durmaya başlamış bu fark da zamanla unutulmuştur. Fakat bugün hala bu camimizde hafif yan duranlar vardır.

 
Bu fotoğrafa dikkatli bakarsanız halı çizgilerinin  çarpık olduğunu göreceksiniz.
Alttan yukarı doğru beşinci çizgi soldaki direğin önünden geçerken, aynı çizgi sağdaki direğin
arkasından geçmektedir. Direkler aynı hizadadır.

Orta Camiye gelince, buradaki sorunun çözüldüğünü söylediler ve en doğru bilgiyi belediye eski başkanlarından İsmail Cerrahoğlu’ndan alabileceğimi söylediler.  Kalktım Cerrahoğlu’na gittim uzun yılardır görmemiştim, okul arkadaşım ve biraz kıyısından da olsa mahalle arkadaşım sayılırdı, önce uzun uzun çocukluk ve gençlik yıllarını konuştuk, belediye başkanlığı yıllarındaki hepsi birer belge niteliğinde olan anılarını anlattı, biraz kırgın ve üzgündü, bize tüm bunları içeren bir özeleştiri yazısı yazmaya söz verdi.

İsmail Cerrahoğlu bu camimizdeki, cemaat arasında devamlı sorun olan ve huzursuzluk yaratan bu çarpıklığa el atarak çözdüğünü ve caminin kıblesinde otuz derece kaçıklık tesbit ettiklerini söyleyerek şöyle devam etti:

-Karaduman, sen eskiden de hep böyle şeylerle uğraşan bir arkadaşımızdın ziyaretine çok sevindim, yine böyle gençlik yıllarındaki gibi heyecanlı  görünce çok mutlu oldum, Belediye Başkanlığım esnasında cemaatin ısrarları karşısında buna bir çözüm bulmaya çalıştık, cemaat ve bu konuda bilgileri olanlarla defalarca toplantı yaptık, uzun zaman bir çözüm bulamadık bilirsin, bizim Onur coğrafyacıdır, (arkadaşımız eski Ünye Lisesi Müdürü Onur Odabaşı), önce ondan bu konuda yardım alarak bu camide, otuz derecelik bir hata bulduk, yani güneyden doğuya dokuz derece olması gereken kıble açısı  otuz derece görünüyordu. Sonra ne yapacağımıza karar verdik Caminin duvarını yıkıp tekrar öremeyeceğimize göre başka bir çare bulmalıydık.

Camideki bu çarpıklığı bilen cemaat kendince hatayı düzeltmek için namazda biraz yan duruyor, fakat herkes biraz yan durunca saflar düzgün olmuyor ne namazda bir düzensizlik ortaya çıkıyordu.

Safların düz olmasını sağlamak için ve zaten hafif yan duran cemaati düzeltmek için tabana serilen halının saf çizgisini otuz derece çarpık serdik.

O günden beri yirmi yılı aşkın bir zamandır tabana serilen halının saf çizgileri biraz yamuk durur. Uzun yıllardır herkes tarafından bilinen ve üzerinde devamlı yalan yanlış konuşulan camilerimizdeki kıble hataları konusu bundan ibarettir.

Sanıldığı gibi bu yanlışlık yalnız Ünye’deki Camilerde değildir Türkiye’nin birçok yerinde kıblelerinde hata olan camiler mevcuttur.


Bu fotoğrafta çarpıklığı görebilmek için halı çizgisini sağdan takip ederek solda duvara kadar geliniz. Başlangıç noktası ile bitiş noktası arasında, duvara olan boşluğun sağda çoğaldığını göreceksiniz.

Cerrahoğlu bu yaptığı çalışmalarla Ünye’de cami kıbleleri konusunda bir otorite olmuştur, Ünye ve çevresinde yeni, yapılacak bir caminin kıblesini doğru ve tam tespit edilebilmesi için Cerrahoğlu’ndan yardım almaktadırlar. Cerrahoğlu kıble bulma, ölçme ve hesaplama yöntemleri ile ilgili bize üzerinde açıklama yaptığı bir de plan ve cami kıble açışı maketi de yapmıştır. Bu maket üzerinde kıblelerin nasıl bulunduğu ve hesaplamaların nasıl yapıldığı uzun uzun anlatmıştır.

Ben onun anlattıklarını ne kadar aklımda tutup size aktarabildim bilemiyorum, bu iş benim uzmanlık alanım değildir, terimlerde birtakım yanlışlık ve hatalarım olabilir, konunun uzmanları beni bağışlasınlar.

Aslında konuyla ilgili geniş ve detaylı makaleyi Cerrahoğlu yazıp gönderecekti bize, sanıyorum yöremizde fındık hasatı mevsimi olduğu için zaman bulamadı. Ben de konuyu unutmamak için şimdilik bu makaleyi yazdım ve ne kadar doğru anlatabildim bilmiyorum. Kendisinin bize bir makale borcu vardır il fırsatta yazacağından eminin. Konuyu daha detaylı ve sağlıklı, bir uzman gözüyle bize anlatır.

Onur Odabaşı arkadaşımız umarım bizim bu yazımızı bir yerlerde okur, ondan da konusunda ve Ünye’deki öğretmenlik ve lise müdürlüğü yıllarındaki acı ve tatlı anılarını, aydınlatıcı makale ve Ünye’nin bu gününe ve geleceğine nasıl baktığını değerlendiren yazılarını bekleriz.

Uzman Görüşleri

Kıblesinde hata olan camilerde yapılan ibadetle ilgili iki farklı görüş vardır:

1.Kıblesinde hata olan camilerde yapılan ibadet ve kılınan namazların bir sakıncası yoktur. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde kırk dereceye varan sapmalar vardır. Genel anlamda yönelim kıble istikametine olduğu takdirde sağa ve sola 20 derecelik hatalar tolere edilebilmektedir.

2.Kıbleyi doğru bulmadan namaz kabul olmaz. Mutlaka Kıbleyi araştırmanız be ve bulmanız gerekmektedir. Bunun için Bakara suresi144 cü ayette emir vardır.

İki Kıbleli Mescit

Namaz kılmanın ilk emredildiği zaman Kıble Kudus’deki Mescid-i Aksa idi. Daha sonra Tanrı kıbleyi bir emirle Kabe yönüne çevirdi. Kuba köyünde bulunan bu mescid de namaz kılan ilk Müslümanlar bir sabah namazında rükuda iken kıblenin değiştirildiği haberi gelince oldukları yerde yönlerini Kabe’ye doğru çevirmişlerdir. Bu nedenle bu mescidin adı “Mescid-i Kıbleteyn” iki kıblelei mescid olarak kalmıştır.

Yaşar Karaduman
Ünye.Temmuz.2006
yasar.karaduman@gmail.com
www.unyeses.net
Fotoğraf : Serenay Karaduman

BU KONUYLA İLGİLİ MİLLİYET GAZETESİ'NDE ÇIKMIŞ BİR ARAŞTIRMA

Kıble şaşarsa!

İHSAN YILMAZ Milliyet (11.03.2001)

Çarpık yapılaşma etkisini camilerin "kıble"sinde de gösterdi. Harita Mühendisi Hasan Özer in Ümraniye de 6 camii üzerinde yaptığı bir araştırmaya göre; 2 caminin kıblesinin yanlış yönde olduğu belirlendi. Bu camilerde namaz kılanların aklına ilk gelen soru, "Acaba kıldığımız namazlar kabul oldu mu, bundan sonra ne yapacağız" oldu. Uzmanlar, kıblesi yanlış yönü gösteren camilerde yapılan ibadetle ilgili görüşlerini açıkladı.


Milimetre aranmaz

Kıblesi yanlış olan camilerde kılınan namazların bir sakıncası yok. Türkiye nin her tarafında kıblelerde 40 dereceye varan sapmalar var. Fıkıhta, genel anlamda umumi yönelim kıble istikametine olduğu takdirde, namazın şartı olan "kıbleye yönelme" gerçekleşmiş oluyor. Sağa, sola 21 derecelik bir açıya kadar tolere ediliyor. İnsanın iki gözünden kıble istikametine çıkan bakış açılarının kesiştiği ortak alanı düşünün. Kabe bu ortak alanda kalıyorsa, kıbleye yönelinmiş olunur. Bu da bizim hesaplarımıza göre 40 dereceye tekabül ediyor.
Eğer 40 derecenin üstünde sapma varsa, bu düzeltilmelidir. Milimetrik hesaplar gerekli değil. Bir takım hurafeler var. Bazı bağnaz cemaatler de "Burada kılınan namazın 40 yıl kaza edilmesi gerekir" diyor. Bunlar doğru değil. Yanlış inanışlar. Kılınan namazın, kasti bir yanıltma söz konusu değilse, caiz olduğu kesin. Prof.Dr. Saim Yeprem ( MÜ İlahiyat Fak.)

Kıblesiz olmaz

Kıbleye dönmeden namaz kılınmaz. Kıbleye dönmeden kılınan namaz, namaz değildir. Caiz olmaz, kabul olmaz. Mutlaka kıbleyi araştırmamız, kıbleyi bulmamız lazım. Ondan sonra namaza durabiliriz. Ancak, camilerde kıble yönünde sapmalar olması bana düşük bir ihtimal gibi geliyor.

Çünkü camiler yapılırken, kıblelerinin çok ciddiyetle belirlenmesi gerekiyor. Örneğin bizim caminin yapımında, başından bu yana buradayım. Önce pusulalarla kıble belirlendi, sonra çubuklar çakıldı, ondan sonra da bina yapıldı. Camileri yapan, projelerini hazırlayan mimarlar var. Onlar bu işi biliyor. Mahmut Karakaş ( İmam)


Biz dönmeliyiz

Kuranıkerim de "Namaz kılarken yüzünüzü Kabe ye çevirin" diye ayet var. Namaz kılanlar Kur an ayetine göre, belli bir yere dönmek durumundadır. Bugüne kadar yanlış kılınmışsa bundan sonra düzeltmek gerekir.

Kıble de sapma varsa; sağa, sola dönerek bunu düzeltebiliriz. Binayı döndüremezsek bile biz kendimiz döneriz. Zor bir şey değil. Namazlarda böyle bir sapma varsa, o sapma kadar yön değiştirilebilir. Prof. Dr. Salih Akdemir

Namaz kabul olur

Namazı kabul edip etmeme yüce tanrının bileceği bir şey. 30 derece saptı diye insanların ibadetleri boşa gitmez. Bugüne kadar kılınanlara da bir şey olmaz. Onları yüce tanrı tabul eder. İnsanların ibadetleri yüce tanrıyla özel ilişkidir. Yani ibadette muhatap yüce tanrıdır. Kabul edecek de odur. Bilerek yapılmış bir hata değildir. Bilerek yapılsa, dinin bir kuralını ihlal etmiş ve samimiyetsizlik olur. Ayrıca bilimi ilahiyat alanında da kullanmalıyız. Harita mühendisleri Diyanet e danışmanlık yapmalı. Günün bilimsel verileri kolektif aklın ürünü olarak kullanılırsa birçok soruna çözüm gelir. Doç. Dr. A. Nedim Serinsi( AÜ İlahiyat Fak. )