" Lütfen, bozulanları düzeltemiyorsanız
hiç olmazsa kalan kumsallara dokunmayın."

Karadeniz kıyılarında son dönemlerin ( 80'li yıllardan başlayarak) en gözde uygulamalarından biri de, kıyıların yerel yönetimler ve devlet eli ile doldurulması ve hoyratça tüketilmesi.
Uygulamada gerekçe bazen altyapı yatırımları ( yol, kanalizasyon vb.) bazen sözüm ona çevre düzenlemesi. Kuşkusuz bu çevre düzenlemelerinin tek amacı halkın yerel yönetimlerden daha çok yeşil alan talebinde bulunması; aksi taktirde neden onca zaman emek ve kaynak harcanarak güzelim kumsallar doldurulsun ki.







Kıyı Kanunu ve Uygulama ile ilgili Yönetmelikte vurgulanan amaç ne bir göz atalım :
"Kıyılarımız ve sahil şeritlerinin sağlıklı gelişmesini amaçlayan Kıyı Kanunu ve Uygulama yönetmeliğinde bu alanlarda herkesin ortak varlığı olan çevrenin korunması, iyileştirilmesi, kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun şekilde kullanılması ve korunması, su toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi, sularımız, kıyı ve sahil şeritlerinde bitki ve havan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak bu günkü ve gelecek nesillere intikalinin sağlanması..."
Şimdi yasanın Doldurma ve Kurutma Yoluyla Arazi Kazanma" konusunu düzenleyen ilgili maddesine bir okuyalım.






"Doldurma ve Kurutma Yoluyla Arazi Kazanma

Madde 14- (Değişik: 30.3.1994/21890 R.G.) Denizlerde, içme ve kullanma suyu kaynağı olmamak kaydı ile tabii ve suni göllerde ve akarsularda; sadece kamu yararının gerektirdiği hallerde daha uygun alternatifler bulunmaması veya kıyı alanının yetersizliği nedeniyle ve uygulama imar planı kararı ile bu yönetmeliğin 13 üncü maddesinde belirtilen yapı ve tesislerle, Kanunun 7 inci maddesi gereği yapılabilecek kara, deniz, hava ulaşımına yönelik altyapı tesisleri, yeşil alan
düzenlemeleri kapsamında park, çocuk bahçesi, açık spor alanları ile açık alan ağırlıklı olmak üzere ve emsali aynı amaçla ayrılan alının %3 unu yüksekliği 5.50 m. yi aşmayan takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen; lokanta, gazino, çay bahçesi, sergi üniteleri ve idare binalarını içeren fuar, piknik, eğlence alanları düzenlemek amacıyla doldurma ve kurutma işlemi yapılarak arazi kazanılabilir.







Lütfen buraya dikkat !


Planların hazırlanması, incelenmesi ve doldurma ve kurutma işleminin gerçekleştirilmesi aşamalarında, ekolojik dengenin korunması, deniz, tabii ve suni göl ve akarsularla bunların çevrelerinin ve bu çevredeki canlı hayatın olumsuz etkilenmemesi esastır.
Doldurma ve kurutma işleminin yapılabilmesi için; gerekli olan uzun hukuki prosedürü ve süreci ise yer darlığı nedeniyle bu yazıya sağdırmamız mümkün görülmüyor ancak konu ile ilgilenenler ( örneğin yerel yönetimden sorumlu olanlar) araştırabilirler.
Geçmişte bugün üzerinde halı sahanın bulunduğu ve Tabakhane Deresi'ne kadar olan alanın doldurulması ve doğal kıyı çizgisinin bozulması ( tıpkı bugün üzerinde 100. Yıl Çay Bahçesi' nin bulunduğu alan gibi ki; o da ayrı bir yüzkarasıdır.) ciddi bir hatadır. Adının Atatürk Parkı konulması ise -tipik bir şark kurnazlığı olup yapılan yanlışa meşruiyet kazandırma işgüzarlığıdır- bu yanlışı düzeltmeye yetmemiştir. Bu hatadan ders alınmamış olsa gerek ki şimdi yarım bırakılan bir uygulama tamamlanmaya çalışılıyor.

Şimdi yasanın "Sahil Şeridinde Planlama" ile ilgili 17. Maddesine sığınarak : "gördünüz mü diyeceksiniz, biz hukuk dışı bir iş yapmıyoruz."

- Yetmez!
Belki yapılan hukuka uygun, belki insanlar " adam sende, üstümüze vazife olmayan işlere karışmanın ne alemi var" diyecekler, belki bazıları "doğru yapıyorsunuz, bu yazının sahibi gibi düşünenler zaten her türlü değişimin karşısında olan insanlardır (!)" diyecekler; lâkin siz yinede bir düşünün.

Yok yaptığınızın doğru olduğuna inanıyorsanız ve sürdürmekte kararlıysanız daha yapacak çok işiniz var demektir. Yalı kahvesinden başlayabilirsiniz örneğin, sonra Tabakhane Deresi'nden Çimento Fabrikası mevkiine kadar olan alanda ne çok yapılacak iş var.
Yüzlerce yılda oluşan "Alçak-Basık Kıyı Tipi" nin Karadeniz' de giderek yok olan örneklerinden biri olan kumsalın kime ne yararı var ? Kıyı hidrodinamik dengesini kim umursar, can çekişmekte olan Karadeniz' in bıçak sırtındaki eko-sistemi kimi ilgilendirir ki ?





Bakın "DENİZ KIYILARINDA DOLGU TEKNİKLERİ " başlıklı akademik çalışmanın yazarı Dr. Müh. Hüseyin ÖZDEN (Mak. Müh. Böl., Ege Üniversitesi) yazdığı makalenin girişinde hangi saptamaları yapıyor.

"Deniz suyunun çökmesinin bir çok nedenlerinden biri kıyıların gelişi güzel topraksı hafriyatla, çöplerle v. b. artıklarla doldurulmasıdır. Maalesef kıyı yerel yönetimler dolgu işlemiyle denize verdikleri zararın bilincinde değillerdir. Çevresel düzenlemeler adı altında yer kazanmak için yapılan deniz dolguları: - Deniz suyundaki ve deniz dibindeki canlıları, bitkileri, yosunları katletmektedir, - Deniz suyunun kendi kendini yenileme, tazeleme, devşirme mekanizmalarını harap etmektedir, - Kıyıların doğal güzelliği de tahrip etmektedir."

04.11.2004
Murat YILMAZ
Eğitimci
muryilmaz@hotmail.com

Okuyucuya Not : Bu yazı bir çığlıktı. Bu amaçla biraz da kışkırtıcı bir dille kaleme alınmıştı. Yerel Hizmet Gazetesinde yayınlandı. ( Başımız göğe erdi. ) İzledik gelişmeleri ve bir kez daha anladık ki yazılanları yok saymakta bir yanıttır.
Tam umudumuzu yitirmiştik ki o müjdeli haber geldi. Karadeniz' in deli dalgaları, artık bizim kıyılarımızda da gelip duvarlarımızı yalayacaktı. Çamlık' tan Garipler Adası' na uzanan sahil şeridinde

(muhtemelen üç gidiş-üç geliş) koşu-gezi yolu inşaatı tüm hızıyla devam ediyordu.

Ne iyi ettiniz baylar.
Ne güzel duvarlarınız var.
Yıkılası duvarlarınız.
Biz yazılanların yok sayılacağını beklerken, ne muhteşem bir yanıt verdiniz.
Yani nasıl denir ; bizi çok mahçup ettiniz. 20.04.2006



Fotoğraflar: Berkhan Çağlar Karaduman
Fenerden öteye doğa harikası kayalıkların ve kumsalların 2005 yılında
Çekilmiş görüntüleri