|
KARADENİZ
NEDEN KARADENİZ ?
|
|
Yaşar
Karaduman
|
"Oy
deniz Karadeniz,
Neden suların Kara?"
(Eski bir Karadeniz türküsünden)
12000 yıl önce buzul kütleleri erimeye,okyanuslar ve denizlerdeki
su seviyesi yükselmeye başlamıştı.Karadeniz o çağlarda
etrafı tarım arazileri ile çevrili hiç çıkışı olmayan
bir tatlı su gölü, bir içdeniz idi. 7000 yıl önce de buzulların
erimesi ile Akdeniz'in suları yükselerek Ege,Marmara ve
Karadeniz'e aktı. Karadeniz'in seviyesi Marmara'nın 150
metre altındaydı, akıntı çok şiddetli oldu. Gölün kenarında
yaşayan insan toplulukları daha yükseklere ve başka bölgelere
göç ettiler,tuzlu sular bütün tarım arazilerini kapladı.
Bir müddet sonra İstanbul Boğazı'ndaki akıntı sistemi
bu günkü halini aldı. Karadeniz'in daha hafif olan tatlı
suyu yüzeyden Akdeniz'e, Akdeniz'in daha ağır olan tuzlu
suyu ise dipten Karadeniz'e doğru akmaya başladı. Buradan
göç eden insanlar daha sonra Mezopotamya'da Sümerler olarak
tarih sahnesine çıkacaklardır. M.Ö. 3000 yılında yazıyı
bulan bu insanlar çivi yazısı ile kil tabletler üzerinde
kuşaktan kuşağa bu olayı anlattılar, buna büyük tufan
öyküsü dediler, bazı bilim adamları bunu "Nuh Tufanı"
olarak da kabul ederler.
İonialı Grekler, KARADENİZ'e "dost olmayan" anlamında
Pontos Aexeinos demişlerdir. Aexeinos adının Persçe (Farsça)
bir kelime olan Ahşaena'dan geldiği belirtilir. Ahşaena,
"karanlık,zalim, uğursuz" gibi manaları içerir. Bir başka
rivayette bu adın Nuh'un oğullarından Yafes'in torunu
olan Aşkenaz'ın bu bölgede oturduğu varsayımı nedeniyle
verildiğidir.
 |
KARADENİZ'e tarih boyunca etrafında yaşayan halklara göre
isimler verilmiştir. İskit sahasına yakın yere İskit Denizi,
Sarmatlara yakın yerlere Sarmat Denizi, Kimmer Denizi,
Amazon Denizi gibi, Türk hakimiyetinden itibaren KARADENİZ
adıyla anılmaya başlanmıştır. Bu ad öteki dillere de,
"KARA"nın "SİYAH" anlamıyla tercüme edilmisiyle, İng.
Black Sea, Fr. Ner Noire, Alm. Scharz Meer,İtal. More
Nero, Rus. Çernoya Nore, Rumen. Morea Negra, Arap. El-Bahrül
esved, Yun. Mavro Thalassa, Bulg. Chernoya More, Lazca
Ucha Zuğa şekillerinde girmiştir.
 |
"KARA" kelimesi Orta Asya Türklerinde kuzey anlamındadır.
Çin kaynaklarında verilen bilgilere göre, Türkler Kuzey'e
kara, Doğu'ya yeşil, Batı'ya ak demişler, Güney'i de kızıl
olarak tarif etmişlerdir. Türkler Orta Asya bozkırlarından
gelip yüzyıllar içinde Anadolu ve Mezopotamya'ya hakim
oldukları zaman, kuzeyde bulunan denize KARADENİZ, batıdaki
denize AKDENİZ, güneydeki denize KIZILDENİZ ismini vermişlerdir.
KARA kelimesi, Orta Asya Türk Toplumlarında, felaket,
uğursuzluk ve ağır olumsuz şartları pekiştirme anlamında
da kullanılmıştır : Karakış, karasevda, karayel, karahaber,
karayazı gibi.
 |
Karadeniz kıyılarının Samsun-Ordu sınırları içinde kalan
bölümüne de CANİK-CANİT-CANET-CENİK denilmiştir. Bazen
Kızılırmak'ın denize döküldüğü Bafra Ovası'na CANİK OVASI
ve CANİK DENİZİ dendiği olmuştur. Canik adınım, Samsun-Ordu
arasında oturduğu ifade edilen Tzan-Çan-Can kavminin adından
ileri geldiği belirtilmektedir. Bu adın tarif edildiği
coğrafi alan genelde, Samsun-Ünye-Ordu'ya kadar ise de,
bölgeye bazen Amasya illeri de dahil edilmiştir.
Bugün KARADENİZ'in kıyılarında Türkiye, Bulgarisya, Romanya,
Rusya, Gürcistan ve Ukrayna devletleri yer almaktadır.
Yüzölçümü 460.000 km2, en derin yeri 2200 metredir. Beş
büyük ırmak Karadeniz'e dökülür. Bunlar, Tuna,Dinyeper,
Dinyester, Don, Kuban (Rusya), Türkiye'den dökülen nehirler
ise, Sakarya, Kızılırmak, Yeşilırmak ve Çoruh ırmaklarıdır.
İstanbul, 23.09.2005
|