“Hz.Süleyman’ın yüsüğü” adlı eserin yazarı Dr. Konrad Lorenz sayesinde Memo’nun ailesel asaletini de öğrenmiş bulunuyoruz.

Memo ailesinin erdemliliği, keşke bugünün kokuşmuş  toplumsal problemlerine örnek alınabilse! Memo ailesine öylesine bağlıdır ki, bu özellik onun genlerinde kuşaklar boyu hiç şaşmadan devam eder.

Pek az hayvanda kargalarda görülen derecede, gelişmiş, bir aile ve toplumsal yaşam düzeni vardır. Şayet Memo’nun yavrusu düşmanlarını doğuştan algılayamamış ise, bunların kimler olduğunu Memo ve yakınları onların kulaklarına fısıldar. Böylece düşman tanıma konusunda asla bir daha hata yapılmaz. Bizim çocuklar da bu geleneğe kulak verebilseler veya örnek alabilseler keşke! Memo’nun kavak dibi sohbetlerinin yapıldığı kişiler arasındaki sahte gülücükleri, yapmacık davranışları, yağcılığı, riyakarlıkları fark ediyor ama bunları insanlara yavrusuna anlattığı kadar kolay anlatamıyor. Ancak Memo kavak dibinden geçen tüm iki yüzlüler, kötü niyetliler, kıskançlar, fitneciler için erdemli kişilere gerekli işaretleri vermektedir ve bu kişilerin kimler olduğu belirtmektedir. Hoş görülü Memo bu kişilerin yola gelmesini de kabul etmektedir. Memo, yavrusunun karşısına bir kalpazan çıktı mı, onu çağırarak bir kez sesli uyarıda bulunur, Bir kere yapılan uyarı, yavrunun beynine bir resim gibi işleni ve asla buradan silinmez. 

Memo’nun ailesinde hiyerarşi vardır. Üst sıralara dizilen küçük kargalar, alt sıradaki büyüklerine karşı son derece saygılı bir yaklaşım içindedir. Mem’nun ailesinde gençlerin aşk ve evliliği, içgüdüsel ve hayvani bir olay değildir. Bu önemli işlev, onların yaşamlarını çerçeveye alan, sosyal düzenini belirleyen bir unsurdur. Evlilik öncesi nişan onların yaşamsal simgesidir.  Memo’nun erkek yavrusu şayet evlenmeyi yani adam olmayı istiyor ise, bunu kendisi yapmalıdır. O zaman etrafa tafra atmalar, umuzlarını dikleştirmeler, kasılarak ve dik kafalılık ile etrafa sataşmalar, hatta büyüklerine posta koymalar başlar.

Ancak bunları sadece manitasını izlerken yapar.Henüz bakire olan küçük dişi karga, kendini etkileme davranışları ile yanaşan erkeğin önünde eğilip, kanatlarını ve kuyruğunu titreterek “ onayını” verir. Bu sembolleşmiş bir evlenme teklifidir. Ancak bu sadece bir selamlaşma törenidir. Bu asalet çiftleşme döneminin dışında olan, ve daha çok dişinin eşi önündeki zarifçe teslimiyetinin bir ifadesidir. Gelinin erkeğine teslim olması ile  birlikte Memo’nun ailesinde bekar olan nişanlının hiyerarşik yapısı sağlanır ve rütbe atlaması yapılır.

Dişi karga, kendini nişanlısına sunan erkek karganın ipeksi boyun tüylerini dakikalarca sevgi ve coşku ile temizler. Artık deyimleşmiş olan “kumrular gibi” başka hiçbir canlıda evlilikle gelen aşkın şevkati, kargadakiler kadar gözle görülür, duygusal açıdan etkileyici değildir. İşin daha güzel tarafı, bu şevkat ve sadakatin yıllarla azalmaması, aksine daha güçlü olarak devam etmesidir. İnsandan çok yaşayan kargalar yıllar sonra bile ilk nişan seramonisini her yıl tekrarlar ve bunu asla ihmal etmez.

Aile içi sadakat, sevgi ve saygı toplumumuzun en çok muhtaç olduğu bir eksikliktir. Bütün ailesel kötülükler bu sadakatsizlik temelinde yeşermektedir. Memo ailesinin sahip olduğu erdemliliğinin insanların çok azında olması üzücüdür. Aileler Memo’yu örnek alsalar ve evlilik anılarının yanına Memo’nun da resmini assalar, Memo ailesinin faziletini daima hatırlayabileceklerdir. 

Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu