Memo kavakta konmuş bir dala,
Cimbaş’tan yürüttüğü koca bir peynir
ağızda,
Tepeli tilki kokuyu almış, meydana
gelmiş,
Günaydın Memo kardeş demiş,
Ünye’nin sabahında bu ne güzellik böyle,
Bakmaya doyamıyorum size,
Şu tüylere bakın, pırıl pırıl,
Sesiniz Cucur’a erişir mi nasıl,
Gaklamanız da renginiz kadar güzelse,
Ne yalan söyleyeyim,
Bu meydanda güzel yoktur üstünüze,
xxx
Memo bu sözlere bitmiş,
Bir çakallık olduğunu da sezmiş,
Önce peyniri bir güzel midesine indirmiş,
Peynirini sağlama bindirmiş,
Şuna bir gak diyeyim de ses görsün
demiş,
“Gak gak” diye meydanı inletmiş,
Cucur’un müşterileri hayırdır inşallah
demiş,
Niksar caddesi sakinleri deprem endişesi
geçirmiş,
Tepe tilkisi umduğunu bulamamış,
Gene de Memo’ya nasihat etmiş,
xxx
Kara bayım, demiş Memo’ya,
Şu sözümü hiç unutma,
Yutup benden esirgediğin peynire değer,
Dalkavuklar üşüşür başına, çıkarı için
seni över,
Daima yüzüne güler, içinden ise alay
eder,
Memo gülmüş, ilahi tepeli tilki,
Ben de seni akıllı sanırdım, inan,
Kendini uyanık sanan aptallarla doludur
bu meydan.
Dr.Sait Kapıcıoğlu
Lafonten’den adapte
LA
FONTAINE KİMDİR?
La
Fontaine, tam adıyla Jean De La Fontaine, 1621 ile 1695 yılları
arasında yaşamış bir Fransız yazarıdır.
Masalları dilden dile dolaşan bu ünlü
yazar, uzun yıllar ormanlık bir bölgede
yaşamış. La Fontaine'nin masallarında
anlattığı hayvanlar onun için çok önemli
olsa gerek... Masallarına konu olan hayvanlar,
konuşuyorlar. Bu tür, hayvanların ağzından
anlatılan masallara FABL adı verilir.
Olaylar şiirsel bir dille anlatılır. Çok
etkileyicidirler, öyle ki, sadece çocuklar
değil büyükler de severek dinler bu masalları...
Kurnaz tilkiler, kibirli arslanlar,
çalışkan karıncılar ve bir dolu sevimli
hayvancık La Fontaine'in masallarından
bize seslenirler. Onların öykülerinden
her zana kendimize uygun dersler çıkarabiliriz.