Bayram namazlarında Ünye’de bulunmak benim için bir gelenek oldu. Doğup büyüdüğüm Burunucu Mahallesi camisinde herkesle kucaklaşmak harika bir duygu! Hele de Atatürk’çü hoca ... nın duasına katılmak insanın ruhunu aydınlatıyor!

Bu bayramda cami avlusundaki ahalide korku ve endişe hakim di. Birbirleriyle fısıldaşarak dertleşiyorlardı. Sebebi de “Ramazan boyunca Topyanı ve Fega’dan çığlık ve inleme sesleri geliyormuş!” Söylenene göre “yeryüzünde bu sesi çıkaracak bir mahlugat olamazmış!” Bu telaş ile Ramazan Bayramı huşu içinde kılındı. Tekbirler coşkulu ve candandı. Zaten Burunucu halkı hep böyledir. Bu endişeler içinde, bayram namazını hiç kaçırmayan Ali Mara ortalarda yoktu. Topyanı’nı mekan edinip, geceleri orada devriye gezen Ali Mara belki de duyulan seslerle korkuya kapılıp kaçmıştı. Şimdi O’nun yerini kimse bilmiyor.

 

Fega’dan gelen acı çığlık ve inlemeleri çıkaran ejderhanın varlığı yüzyıllardır içten içe konuşulan ve Ünyelilerce inanılan bir vakadır. Çünkü Ünye kalesi ile Fega arasında bir kaçış tüneli olduğuna tam bir inanç vardır. Ünye Kalesi’ne ait en eski kaynak “The Black Sea of Turkey Coast”adlı kitaptır. Jean D. Arrus tarafından kaleme alınmıştır. Bir İngiliz seyyahı olan John Freely Arpus bu kitaptan alıntı yaparak Melusine adlı romanı yazmıştır. Roman Ünye Kalesi’ne ait efsanelerle doludur. Melusine Avusturalya çalışma ateşesi Burunucu’ndan komşum Cemil Gürşen tarafından Türkçe’ye çevrilmiş ve gazeteci Yüksel Şen tarafından da Hizmet gazetesinde yayınlanmıştır.

Melusine romanına göre Ünye Kalesi’nin esas adı OINALON’dır. M.Ö. dayanan geçmişi vardır. OINALON kalesi 1183 yılında Costantine Bizans imparatoru olmadan önce Andronicus I. Commenus adlı komutanın elindeydi. Komutan bir süikastte öldürüldü. Varisi David de kötürüm bırakıldı. Oğullarından Alexius sürgüne, kız kardeşi de Gürcistan kraliçesi Tamara’ya teslim edildi. 1204 yılında kaleyi elinde tutan Alexius ve David Commenus, Gürcistan’ın da yardımı ile Trabzon’u fethedip, Pontus devletini kurmuştur. Diğer bir deyişle Pontus bir Ünye’li tarafından kurulmuştur.

 

 

Melusine romanındaki OINALON kalesi efsanelerle doludur. Melusine, Kıbrıs ve Ermeni Kralı Raymond’un karısıdır. Romana göre prenses Merliet ve kız kardeşi melusine kaleye hapsedilmiş. Şövalyelere kale dışında beklemeleri emredilmiş. Üç gün hiç uyumadan tutsakları kale kapısında beklemişler. Sonunda kaleye girdiklerinde prensesleri bulamamışlar. Kale içinde etrafı araştırınca çok güzel taşlardan yapılmış merdivenlerde prenseslerin eşyalarına rastlamışlar. İzleri takip eden şövalyeler uzun dehlizlerden geçerek sonunda Topyanı mevkiindeki Fega’ya çıkmışlar. Bu dehliz OINALON KALESİ’nin gizli çıkış yeriymiş.

 

 

Dehlizin Fega çıkışını yedi başlı bir ejderha bekliyormuş. Gözleri görmeyen bu ejderha hiçbir canlıyı Fega’dan içeri almazmış. Sadık ejderha prensesleri Fega’dan deniz yoluyla kaçırmış; sonra sövalyeleri hemen orada yutmuş. Yedi başlı ejderha bazen de burayı mekan edinen fokları avlarmış. Bu yüzden Fega’da fok nesli tükenmiş. Kalenin savunması için Fega’nın üzerine siperler ve mağara inşa edilmiş. Topyanı’nın hikayesi böyledir.

 

Yedi başlı Oney ejderhası kaybolan kıta Atlantis’in MU İmparatorluğunca yaratıcı olduğuna inanılan NAGA diye adlandırılan bir kobradır. Yedi başlı olduğu için Mayalar onu NAGALAR olarak anarlar ve şöyle anlatırlar: “Karanlıkta var olan, hareketsiz, sessiz ve sadece yaratıcı NAGALAR” Bu ejderha, Fega’ya,  deniz kıyıları tanrısı olan PASSOİDON tarafından kıyıları korumak üzere görevlendirilmiş.

 

Halen kıyıları ve tahrip eden, Fega’nın etrafını bozulmasında dahli olan siyasi, idari ve taraf olan herkes, yedi başlı ejderha, NAGALAR’ın lanetine maruz kalacaktır. NAGALAR’ın ateşi kıyılar için kötü düşünen herkesi yakacaktır; lanetleneceklerdir. Bu köklü inanışın cezasını, düzgün insanlara çektirmeye kimsenin hakkı olamaz. Ünye geleneğine yer etmiş yedi başlı ejderha, NAGALAR’ın Ünye taşından heykelini Topyanı’na dikerek bu efsaneyi yaşatmak boynumuzun borcu olmuştur.

Anlayana sivrisinek sazidur,

Anlamayana Ünyelü İdris’in davulu azidur! “

 

Kaynaklar:

1-       The Black Sea of Turkey Coast. Jean D. Arrus. çeviri: Cemil

2-       Ünye Kalesi. Yüksel Şen. Hizmet Gazetesi

3-       MU’nun kutsal sembolleri . James Churchward

4-       Kaybolan kıta Atlantis. James Churchward
5-       Kavak dibi kargası MEMO’nun anıları. S. Kapıcıoğlu