Her hafta olduğu gibi bu hafta da Ünye'nin, Ordu'nun gündemi ile ilgili bir yazı yazmayı planlıyordum. Ancak, seyahatte bulunmam ve işlerimin yoğunluğu nedeniyle, geçtiğimiz sayı için hazırladığım, gündem değişince de başka uygun bir zamanda yayınlamak üzere bilgisayarıma kaydettiğim yazımı sizlere sunmak istiyorum.

İlk seyahatlerim, babamın memuriyeti dolayısıyla çocukluk yıllarımı geçirdiğim Akkuş'tan Ünye'ye gelip gitmekle başladı. Çocuk olduğum için bir koltuk işgal etmemek, aynı zamanda para da ödememek için, dönemin yarım otobüslerinde(midibüs) şoförün hemen yanında bulunan motorun üstüne, ya da araya konulan taburenin üstüne oturarak, çoğu zaman da ayakta dikilerek yaptığım yolculuklarımdan duyduğum heyecan ve mutluluğu, bugünlerde yaşamam elbette ki imkansız.




İki komşu ilçe arasındaki 60 kilometrelik yolu, yaklaşık 4 saatte, hem de engelli ve engebeli bir arazide ralli yaparcasına gitmek, kış şartlarında Karayollarının Dumantepe'deki yol bakım şantiyesinde gecelemek durumunda kalmanın da, çocukluk anılarımda ayrı bir yeri vardır.

Hele yarım otobüsün motoru üstünde otururken, güngörmüş babacan şoförlerin, bazen beni sevindirmek, bazen de kendilerini bana sevdirmek için sanki beni de normal bir yolcu görüyormuş numarası yaparak yol parası istemeleri, bazen paramın olmadığını bile söyleyememekten duyduğum mahcubiyet karşısında takındıkları babacan tavır ve sözlerle gönlümü almaları, benim ve yaşıtlarımın unutulmayan anılarındandır.

Bir yaşımdan 16 yaşıma gelip, liseyi okumak için Ünye'ye gelinceye kadar yaşadığım, memleketim bildiğim Akkuş'a tek başıma yaptığım, yapabildiğim hemen her yolculukta tekrarlandı bu yaşadıklarım. Sonrasında, lise ve üniversite yıllarımdaki seyahatlerimin ayrıntılarının, üç aşağı-beş yukarı, siz okuyucularımdan çok farklı geçmediğini düşünüyorum.


Akkuş'tan genel görünüm
Yaklaşık 10 yıl önce otomobilim oldu. Otomobillendikten sonra ki seyahatlerimin hemen hepsi, işim gereği otomobilimle gerçekleşmeye başladı. Tâki, geçtiğimiz hafta başında, hava muhalefeti nedeniyle gündüz otobüs yolculuğu yapıncaya kadar.Tek başıma, sabahın erken saatlerinde Ünye'den Ankara'ya gitmek üzere çıktığım yoldan, yoğun kar yağışı ve günlerdir televizyonlardan izlediğim olumsuz hava raporlarının da bende yarattığı etkiden dolayı, Havza ilçesi yakınlarından geri döndüm ve Samsun'a kadar geldim.


Otomobilimi Samsun'da bıraktım. Otobüs bileti aldım ve sabah saat:09.00'da Ankara'ya otobüs yolculuğum başladı.

Yaşadıklarımı, daha doğrusu güzellikleri tek tek yazarak köşeme sığdıramam. Otobüs firmalarının son 10-15 yılda geldiği noktayı belgelemek, bir anlamda haklarını teslim etmek için şu kadarını söylemeliyim ki; bu yazıyı otobüste yazdım. Kalem-kağıt istedim geldi, yanında çay da olsun istedim, o da oldu. gerisi anlatmakla olmaz, yaşamak lazım.
Saygılarımla.

www.hizmettv.com.tr