Bilimde Sanatçı Felsefesi

Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu

Irak krizi için ABD'nin asker sevkine dair teskere TBMM'den geçemedi. Bunun en büyük sebebinin, siyasi bir anlayış olmadığı öğrenilmiştir. ABD gazetelerinde çıkan ülkemiz aleyhine çizilmiş karikatürlerden milletvekilleri çok alınmışlar ve teskerenin aleyhinde oy kulanmışlar. Çünkü milletvekilleri ülkemizde olduğu gibi ABD'de de basını sanki devlet tekelinde olduğu anlayışında bu karikatürlerin, yönetimin direktifleriyle yapıldığı düşüncesine kapılıp, Başkan Bush'a sitem etmişler. Bu anlayış milletvekillerinin sanat ve sanatçı felsefesini kavrayamadıklarını göstermektedir. Çünkü milletvekilleri bilmelidirler ki sanatçıya komut verilmez. Sanat hem güç bir iştir ve hem de ancak bilge insanların yapabileceği bir yaratıcılıktır.

Çünkü bilge insan sezip özlediği bir dünya yapısında yaşamak ister. Gerçeğin erozyona uğradığı toplumlarda gerçekleri ortaya koyar. Sanatcı, topluma ilerici görüş getiren ve zaman bakımından toplumun çok önünde giden bir kişidir. Cehaletin esenlik ve huzur bulduğu toplumlarda sanatcılar yadırganır.

Sanatcı yansız, elit, mantıklı, ölçülüdür ve bu ölçümlerin bileşkesidir.Toplumun çarpıklığına düzen verebilmek heyecanı duyar. Sanatcının sevgisi, mantığı, erdemliliği sosyal yaşam kurallarını güzelleştirir. Böylece sanatcı,sanatını bir insanlık anıtı olarak tarihe mal eder. Tarih içindeki düşünceleri, istekleri ve umutları insanlığı temsil eder.

Sanatçı hangi konuda olursa olsun, sanat kaynağı olarak gerçeğe sarılır ve onunla sentezlenerek felsefesini ortaya koyar. Sevgiye koşar, nefretten, intikamdan uzaklaşır, mesleğinde hoşgörülü, atılımcı bir maratoncu olarak insanlığın mutluluğuna koşar. Sanat meşalesini her koşulda nesilden nesile taşır. Sanat, gerçeğin mantığında yeşeren bir çiçektir. Hurafe, hayalcilik, şarlatanlık, sanat ve sanatcının uzak durduğu unsurlardır. Toplumsal ve kurumsal ilişkilere ışık tutmak, huzur ve mutluluğu yakalamak için önüne geçilmez bir istek duyar. Sanatcı ağır başlı, inandırıcı, güven verici, sessiz, sevecen, hoş görülü, görgülü, yıkıcı değil yapıcıdır. Abartıdan uzaktır.

Sanatçı güzelliklere methiyeler yapmaz. Sanatçı, insanlık cennetinin ışıklarını görür, daima geleceği hayal eder. Sanatçının ait olduğu topluluğu uyandırmak görevi vardır. Bunu yaparken daima toplumun köklü geleneklerini dikkate alır.

Sanatcı, yöneticilerin buyruklarına, aykırılığı nedeniyle daima güç duruma düşer. Sonuçta daima bunlarla savaş içinde kalacaktır. Sanatçı bozuklukları yargılar, güzellikleri ortaya koyar, çözümler üretir. Çıkarcılığın çoğaldığı kurumlarda çıkarcılara çanak tutulması, sanatçının kabul edebileceği bir iş değildir. Bu yüzden, sanatçının sanat konularında yöneticilerle bütünleşmesi mümkün olamaz.

Sanatçının çalışmalarında geleceğe ait bir dönem vardır. Sanatçı, gerçekçi ve dürüst guruplar içinde yer bulur, çıkarcılarla bağlarını keser. Cennet gibi bir geleceğe kafa yorar.

Sanat, toplumsal olayların ve hümanizmin aydınlığıdır. Bu nosyon ancak bilge sahibi, yüreğinde hümanizm ve sevgi meşalesi olan kimselerde yeşerir. Sanat bize doğruyu bulmamızı, düşüncelerimizi sorgulamayı, boş ümitlerden uzak durmamızı, başarı yolunda sürekli uğraş vererek, sessizce ve vakarla ilerlemeyi öğrenmemizi sağlar. Sanatçının değer bulduğu kurumlar daima bu güzelliklere sahiptir. Sanatçı kimliğindekiler mesleğini daha gerçekçi, ilerici, atılımcı, hurafe ve hayalcilikten uzak, toplum yararına, sevgiye dayalı bir nasyon içinde daha verimli eserler üretebilir.

Sanat evrenseldir. Hangi ülkeden olursa olsun toplumsal değerleri sanatsal pencereden hicveden tüm sanatçıları, bir sanatçı anlayışında alkışlıyoruz. Sanatın gücünü gösterdikleri için! Evrensel boyutta ABD karikatüristlerinin TBMM karalarını değiştirecek boyuttaki etkileri, belki de ülkemizde karikatür sanatının gücünde mizahın miladı olacaktır. Bu miladın başlangıcı dolayısiyle sanatcıları candan kutlarım.


Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu
Dünyagöz-Dünya Gastro-Med
Sindirim Sistemi Hastalıkları Merkezi Levent.İst.

e.mail: unyekap@hotmail.com