ARAŞTIRMA


Kırklı yıllarda Musa Güven Fenerin arkası ve bugünkü Çamlığa çam ağaçlarını dikerken buradaki mezarlara dokunmamış ve mezarlar yıllar içinde ağaçlar büyüdükçe geçmişten bir hatıra gibi ağaçların arasında kalmışlardır.

 Daha önceki yıllara gidildiğinde şehrin üç mezarlığı vardı. Bir tanesi Türbe mahallesindeki Tepe ve Türbemezarlığı, bu mezarlık ismini burada bulunan halkın türbe dediği ”Halka Baba”nın mezarından almıştır. Halka baba aynı mahallede yaşamı, yardımsever biri imiş ona haklın Babası anlamında “Halka Baba” denilmiş.

İkinci mezarlık Niksar Caddesinin biraz ilerisindeki Harmandüzü Mezarlığı, üçüncüsü ise çamlıktaki mezarlıktır. Hangi yıllarda hangi mezarlığın aktif olarak kullanıldığına dair fazla bir bilgi yok. Mezarlıkların bulundukları yerlere bakıldığında şehrin üç ana yerleşim birimine göre konuşlandığı görülmektedir. Şehrin doğu tarafında oturanlar Harmandüzü Mezarlığını Ortada oturanlar ise Tepe ve Türbe mezarlığını batıda oturanlar ise Çamlık mezarlını seçmişlerdir. Elmalık Mezarlığı yani bugünkü Çakırtepe mezarlığı Çamlık Mezarlığının ağaçlandırılmasından sonra ortaya çıkmış ve şehrin en güzelyerini kaplamış ve yazık etmiştir. Buradaki mezarlar Çakırtepe Sosyal tesislerinin dibine kadar dayanmıştır. Buraya mezarlık izni vermek büyük bir hatadır. Çakırtepenin Karadenize kuşbakışı hakim bu tarafı şehrin en güzel yerlerinden biridir. Şair Ömer Bedrettin Uşaklı Ünye’den başka yere tayini çıktığında burada oturmuş önünde uzayıp giden Karadenize bakarak

“Ey Deniz sana birgün bakacak mıyım, elma bahçelerinden, fındık bahçelerinden?” diye başlayan o meşhur Denize Hasret şiirini burada yazmıştır.

Ünye, yapılan bu ve buna benzer hatalarla son on yolda yirmi yıl geriye gitmiş yetmişli yılların bile kültür-sanat ve sosyal yaşam da arkasına düşmüştür.

 

  

Çamlıkta gözümüzün önünde bir tarih batıyor
Taş işçiliğinin ve Osmanlı Mezarlık kültürünün son örnekleri de kayboluyor

Niksar caddesindeki Harmandüzü mezarlığına halen şehrin o tarafında yaşayanlar defnedilmektedir. Burada Ünye’li son kadılardan Hilmi Kadının ve aile efradının mezarları da bulunmaktadır.

Tepe ve Türbe mezarlıkları şehrin ana mezarlığı konumunu yıllarca korumuş buraya şehrin orta kısmında oturanlar defnedilmiştir. Zaten mahallenin ismi de Orta Mahalledir. Geçmişte Yılmazlar Mahallesi ile birleştirilmiş Ortayılmazlar Mahallesi ismini almıştır. Muhtarı da babası aynı mahalle eşrafından okul arkadaşımın kardeşi başarılı bir kızımızdır. Bu mezarlıkta da meşhur Ünye’lilerden Medrese hocası Taslızadelerin, Süleymanpaşanın torunlarından Haznedarların ve Yürür ailesinin mezarlıkları bulunmaktadır.

Üyede geçmişte hatırı sayılır bir Rum ve Ermeni ahali yaşamasına rağmen bir Rum veya Ermeni mezarlığı günümüze ulaşmamıştır. Ünye’de yaşamış Rumların mezarları nerededir? Giderken alıp gitmediklerine göre bu topraklarda gömülüdürler. Bu mezarlar yıllar içersinde kaybolmuş, Müslümam mezarlığına dönüşmüşlerdir..

Son Ünye araştırmalarımda yirmi, yimibeş kadar Ünye’de yaşamış Ermeni komşularımızın gömülü olduğu bir Ermeni mezarlığı buldum. Mezarlık bakımsız ve perişan halde idi, diken ve çalılardan mezarlara ulaşmak mümkün olmadı, birkaç fotoğraf çektikten sonra bana bunların kimler olduklarını anlatacak kişiye gittim. Bu bilgiler bir müddet sonra “Mozayiğin Son Taşları” adlı bir belgesel ile sitede anlatılacaktır.

  
Bu son mezar taşları korumaya alınmalıdır

Çamlıktaki bu mezarlığın da geçmişte bir Rum mezarlığı olduğuna dair zayıf da olsa bilgiler vardır. Daha sonra yılar içersinde eski mezarlar kaybolmuş burası bir Müslüman mezarlığı yapılmıştır. Burada kısmen araştırma yapmış sanat tarihçilerinin verdikleri bilgiye göre mezar taşları şekillerinde süslemelerinde eski Rum mezarlığının ve taş işçiliğinin etkileri görülmektedir. Sonra bu taşlar birer Osmanlı sanat serine dönüşmüş ve Osmanlı izleri hakim olmuştur. Birkaç mezar taşında Rum taş işçiliğinin ve süslemelerin izleri halen görülmektedir. Yıllar içinde Osmanlı uslubu hakim olan mezar taşları birer sanat eseridir.

Bu güzel örnekleri, bu güzelim son mezar taşlarını buraya piknik yapmaya gelenler söküp arabasının bagajına yükleyip götürmektedir. Kimse ilgilenmemektedir. Hey yıl Ünye’ye geldiğimde buraya gelir bakarım taşlar her geçen gün azlmakta ve birer birer kaybolmaktadır. Kalanlarda sarhoşlar ve biracılar tarafından kırılmakta yerelrinden sökülmektedir.


Vefasızlığımızın örneği; Kaderine terk ettiğimiz mezar taşları

Mezarlar düzeltilmeyecek kadar harap ve perişan durumdadır. Birkaç mezar belki toparlanabilir, ama mezar taşlarını, kitabeleri kesinlikle korumaya almak şarttır. Göz göre göre sarhoşlar tarafından kırılıp oraya buraya atılması veya sökülüp götürülmesi vicdanları sızlatır.

Belki bu mezarlık biraz sağındaki ve solundaki çalı çırpı kesilip temizlendikten sonra biraz toparlanır taşlar ve mezarlar biraz elden geçirilip, tarihi bir mekan olarak sunulabilir Ünyeyi ziyarete gelenlere Osmanlı mezarlığı ve Mezar taşları şeklinde. Belirli günlerde arada bir memur gönderilip orada şarap ve bira içilmesi önlebilir.

Biz Ünye’yi ziyarete gelenlere tarihi ve turistik mekan arıyoruz göstermek için burası da yeni keşfedilmiş bir tarihi mekan olarak değerlendirilebilir ve hep yok olmaktan kurtulur. Bir on sene sonra burada hiçbir şey kalmadığı zaman tesadüfen benim bu satırlarımı okuyanların vay anası diyeceklerinden eminim, bu değerler bize geçmişten geleceğe aktarılmak için bırakılmış kültür emanetleridir., çocuklarımıza bunları kaybolmuş ve parçalanmış olarak bırakmayalım bizi affetmezler.

 

  

 
Çamlıkta pikniğe gelenlerı ve şarapçılar tarafından kırılan parçalanan,
sökülen ve bazen alıp götürülen mezar taşları ve mezarlar.

Bir şekilde ilgili kuruluşların, derneklerin, odaların, gazete radyo ve televizyonun Ünye’yi sevenlerin tarihi sevenlerin ilgisini çekmek istiyorum bu satırlarımla,  birer sanat harikası olan bu son mezarları ve taşlarını kurtaralım. Ünye’de Yerel Tarih Gurubu na sesleniyorum, çoktandır sesiniz çıkmıyor kış uykusunda gibisiniz lütfen bu mezarlara ve taşlara sahip çıkın.


Yılların yorgunluğuna dayamayıp bakımsızlıktan çökmüş ilgi bekleyen bir mezar

Aynur Tan’ın bundan bir müddet önce Hizmet Gazetesinde Ünye’de bir şehitlik yapılmasına dair bir makalesi vardı, yeri de Radar Hava Üssü civarında bir yer olarak düşünmüştü. Bu makaleyi yazarken Ünye-Zile Platformu İnternet Grubuna grubun yöneticisi Ufuk Mistepe’den gelen bir mesaj üzerine makaleye bu bölümleri eklemek zorunda kaldım. Ufuk Mistepe, Aynur Tan’ın önerdiği Şehitliğin çamlıktaki bu eski mezarlığın bir düzenleme ile hem şehitlik yapılmasını hem de benim yukarılarda bahsettiğim kaçırılan eski mezar taşlarının da bir şekilde bulunup geri getirilerek biraz çeki düzen verilip Eski Osmanlı Mezarlığı ve Mezar Taşları olarak öne çıkarılmasını yazmaktadır. Aynur Hanım aynı zamanda bahsettiğim Yerel Tarih Gurubu’na da üyedir. Ahmet Kabayel’de Ünye’de bu konulara gönül vermiş üye, genç bir kardeşimizdir, artık top onlardır. Bu mezarlığa bir çare bulsunlar.

Ünye.Temmuz.2006