
Geçen haftanın
günlerinden bir gün…
Saat sabah 06, daha
gökyüzü kollarını yeni açmış, bulutlar keyifsiz, deniz
sinirli mi sinirli.
Sanki kayalara
küsmüş ve gözyaşlarını kayalara gösterip, kur yapar gibiydi.
Kayalar ise oldukça ciddi, hiç yüz vermiyordu denize.
Güneş ise
gizliden gizliden seyrediyordu onların komik ve sevimli hallerini.
Sanki çocuk gibi bir
küsüp bir barışıyorlardı.
Sabah
yürüyüşündeydik, çok sevdiğim, değerli Yaşar Amcam
sayesinde denizin o sabah saatlerinde gökyüzüyle nasıl
koklaştığını, dalgaların kayalarla nasıl
oynaştığını hayret, heyecan ve zevkle izledim.
Yaşar Amcam,
çok sevip, saydığım büyüğüm, Gazetemizin Genel Yayın
Yönetmenlerinden Yaşar Karaduman.
Sağolsun görmediğim,
bilmediğim güzellikleri daha bir çok şeyi paylaştı benimle.
Kendisinin defalarca gitmesine rağmen o gün hiç yılmadan, usanmadan
anlattı bilmediğim yerlerin güzelliklerini, hikayelerini.

Üstte solda Fokfoktan Topyanı’na
bakış, Feneraltı Sivritaş ve Asarkaya tepeleri.
Altta Dikilitaş ve Çamlık falezleri.
|
Topyanı’ndan
başladık,Dikilitaş, Fega, Fok Fok, Feneraltı, Çamlık
derken Aynıkola’da son buldu yürüyüşümüz.
Oraları tabiî
ki de biliyordum, ama açıkçası hiç bu kadar incelememiştim. Ve
çoğunun ne anlam ifade ettiğini bilmiyordum.
Sonra gezimize
kısa sürelide olsa çok sevdiğim Musa Amcacım da eşlik etti,
yani diğer Genel Yayın Yönetmenimiz Musa Ö. Kıroğlu.
Maalesef o erken dönmek zorunda kaldı çünkü evde misafiri vardı.
FOKLARIN MAĞARASI FEGA’nın
GİRİŞİ ve FEGA HAVUZU


En üstteki büyük fotoğraf, fok balıklarının
yuva yaptığı mağara olan FEGA’nın girisi,
mağara içeriye doğru on metre uzamaktadır ve içerisi
kumsaldır. İkinci fotoğraf mağaranın içinden
çekilmiş bir fotoğrafı üçüncü fotoğraf “Ayrılanlar
Boğazı” sol altta fokfok’un dalgalı bir havada, yandaki ise
durgun havada çekilmiş fotoğraflarıdır.
|
Bir başka
oluyor sabahın tazeliğinde eskiden fok balıklarının
yaşadığı yerler, dalgaların
çıkardığı fook, foook sesiyle adlanan “Fokfok
kayalığı”, hele “Ayrılanlar Boğazı” Birbirine küs
olan sevgililerin, o kayanın tepesine çıkıp kendini dalgalara
bırakmalarıyla birlikte kayanın adı “Ayrılanlar
Boğazı” kalıvermiş.
Peki ya..
zamanında Paşabahçe’de yapılan Süleyman Paşa Sarayı
ile, sarayın bugün hala duran surlarındaki taşların taa Feneraltı’ndaki
kayalıklardan sökülüp getirildiğini kaçımız bilir ki?


ÇAMLIKTAKİ TARİHİ MEZARLAR
|
Gezimiz
sırasında çok ilgimi çeken yerlerden biri ise Çamlık’taki
mezarlıklar idi. Doğrusu, mezarlıktan hızla geçerdim, ama
hikayelerini duyunca duraklayıp biraz daha inceleyici gözlerle baktım.
Burası önceleri bir Rum mezarlığı imiş, Müslüman mezar
taşı ustaları eski taşlardaki motiflerden bilmeyerek
etkilenmişler. Bu gün bu mezarlıktaki taşlar üzerinde bu
etkilenmenin izleri görülebilmektedir.
|
|
DİKİLİTAŞ ve BEŞ KAYALAR (BEŞ KARDEŞLER) |
Dikilitaşıyla,
beşkardeşiyle, yani ard arda sıralanmış beş kayalarla.
O güzelliğin verdiği masumluğu, şımartan havasını
aslında yazmakla bitirmem hiç ama, hiç mümkün değil. Özellikle bir de şuna değinmeden geçemeyeceğim.
Feneraltı’nda olsun, Topyanı’nda olsun, gördüğümüz çöp ve
görüntü kirliliği bizi hem çok şaşırttı, hem de çok
üzdü.O güzelim yeşilliklerin içinde poşet poşet çekilmiş
baliler, bira şişeleri.Yazık demekten başka ne denilebilir ki.Bazı kendini bilmezlerin o güzelim yerleri geceleri alem yapma,
kafa bulma yerleri olarak değerlendirmelerine nasıl göz yumulur, izin
verilebilir ki.Hani belediye,hani belediye görevlileri.Bir de ateşe verip yaktıkları çayır, çimen, ot, kök
görüntüsü.Yazık, çok yazık, insanın içi sızlıyor.Elimizdeki bu güzelliklerin, böyle değerli yerlerin bu kadar kolay
yok olmasına izin verecek, göz mü yumacağız hep?Ne mi yapabiliriz? Oraları bakıp, temizleyip, daha hareketli,
daha gezilir, görülür yerler haline getirir, insan hareketini sağlarsak
bir takım kendini bilmezler zor yaklaşırlar bir daha oralara. Bir de sık sık denetleyici zabıta ve emniyet gücü de
uğrarsa böyle şeyler yaşanmaz. Yaşadığımız yer için, bizim için, güzellikler
için bunu yapmak çok mu zor? Bu kadar duyarsızlık niyedir ki?
AYSUN AY
Şirin Ünye Gazetesi Yazı
İşleri Müdürü
aysun_ay@mynet.com
Kaynak: Şirin Ünye Gazetesi
Fotoğraflar: Aysun Ay-Yaşar
Karaduman